Yaz sıcaklarının kendini iyice hissettirdiği bu günlerde serinlemek için havuzları tercih eden vatandaşlar, görünmez bir sağlık tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Tıp literatüründe "havuz sistiti" olarak bilinen ve mesanenin bakteriyel iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bu rahatsızlık, özellikle kadınlar arasında adeta bir yaz kabusuna dönüşüyor. Opr. Dr. Gürkan Özkan, havuz suyunun tek başına bir enfeksiyon kaynağı olmadığını ancak dezenfeksiyonu yetersiz havuzların, uzun süre ıslak mayoyla oturmanın ve kişisel hijyen ihmallerinin bu hastalığa davetiye çıkardığını vurguladı. Özkan, hastalığın en karakteristik belirtisinin idrar yaparken hissedilen şiddetli yanma ve sızı hissi olduğunu ifade etti.
Enfeksiyon Böbreklere Sıçrarsa Tehlike Büyüyor
Havuz sistitinin erken aşamada fark edilmediğinde veya önemsenmediğinde hızla ilerleyebileceğini belirten Opr. Dr. Gürkan Özkan; sık idrara çıkma, ani idrar sıkışmaları, kasık ve alt karın bölgesinde kronikleşen ağrılar, bulanık ya da kötü kokulu idrar çıkışı ile bazı hastalarda görülen idrarda kan tablosunun sistitin temel uyarısı olduğunu söyledi. Enfeksiyonun yukarı doğru tırmanarak böbreklere ulaşması durumunda ise klinik tablonun tamamen değiştiğine dikkat çeken Özkan; ani başlayan yüksek ateş, titreme, mide bulantısı, genel halsizlik ve şiddetli bel ağrısı gibi şikayetlerin böbrek tutulumunun (piyelonefrit) birer göstergesi olabileceğini, bu aşamada vakit kaybetmeden acil tıbbi müdahale gerektiğini aktardı.
Kadınlar, Çocuklar ve Prostat Hastaları Risk Altında
Anatomik yapıları gereği kadınların ve çocukların bu enfeksiyona yakalanma riskinin çok daha yüksek olduğunu dile getiren Opr. Dr. Gürkan Özkan, risk grubundaki diğer grupları da sıraladı. Hamileler, menopoz dönemindeki bireyler, kronik diyabet hastaları ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin havuz sistitine karşı çok daha hassas olduğunu belirten Özkan, idrar yollarında taş veya tıkanıklık olanlar ile erkeklerde prostat rahatsızlığı bulunan bireylerde de idrar akışının bozulması sebebiyle enfeksiyon riskinin fahiş oranda arttığını kaydetti. Hastalığın teşhisinin uzman hekim muayenesi, hızlı idrar tahlili ve idrar kültürüyle saniyeler içinde konulabildiğini belirten Özkan, bakteriyel durumlarda antibiyotik tedavisine başlandığını, ancak ilaçların asla yarıda kesilmemesi ve hekim kontrolünde kullanılması gerektiğinin altını çizdi.
Islak Mayoyu Değiştirmek ve Yüzme Sonrası İdrar Yapmak Hayati Koruma Sağlıyor
Basit ama hayat kurtarıcı kişisel önlemlerle havuz sistitinden tamamen korunmanın mümkün olduğunu müjdeleyen Opr. Dr. Gürkan Özkan, tatilcilerin kulak ardı etmemesi gereken altın kuralları paylaştı. Klor dengesi ve temizliği düzenli olarak denetlenen havuzların seçilmesinin ilk adım olduğunu belirten Özkan, havuzdan çıktıktan sonra nemli ve ıslak mayoların hiç vakit kaybetmeden kuru giysilerle değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Havuza girmeden önce ve çıktıktan sonra duş almanın, başkalarına ait ortak havluları kesinlikle kullanmamanın, gün içinde bol su tüketerek idrarı asla uzun süre tutmamanın enfeksiyon riskini sıfıra yaklaştırdığını ifade eden Özkan, yüzme eyleminin hemen ardından idrar yapmanın ise idrar yoluna sızmaya çalışan zararlı mikroorganizmaları vücuttan mekanik olarak uzaklaştıran harika bir savunma yöntemi olduğunu sözlerine ekledi.






















































