Türkiye’de meğerse sağlıksız ne çok gelişme varmış. Bunların hepsini bir makaleye sığdırmak ‘kaplumbağanın ağaca tırmanması’ gibi imkansız.Fakat hiç değilse ilk aklımıza gelenlerden başlayarak kısa değinmelerde bulunmakta fayda var. Böylelikle en azından bilinenleri tekrar hatırlatmış oluruz. Bunların tedavisi ve gerekli değişimlerin yaşanması hem bizim işimiz değil hem de bunun için kapsamlı çalışmaların yapılması zaten uzun bir süreç gerektiriyor.
Hemen şunu da belirtelim.Ülkemizde yaşanan değişim ve görünen karmaşa sağlıksız gelişmelerin kaybolarak her şeyin yerli yerine oturmasının bir yansıması.Derin sular bulanmayınca durulmaz.Taşlar yerine otururken bazı dengelerin bozulması elbette normaldir.Tabi bu durumdan pek çoğumuz rahatsızlık duyuyor ve hayatımızın akışı içinde maalesef farklı sıkıntıları göğüslemek zorunda kalıyoruz.Ama mutlaka bu sürecin yavaşlayacağı ve normalleşeceği bir zaman dilimi gelecektir.
Sağlık sisteminde geçmişte kalan pek çok sıkıntı önemli oranda aşılmaya başlandı.Hekim yöneticiler bu süreçte hala en büyük engeli teşkil ediyorlar.Sistemin bir parçası olarak hekimlerin kendi süreçlerini bu kadar çok engellemeleri hekimliğin kuşkusuz çok özel ve aynı zamanda güzel bir meslek olmasından kaynaklanıyor.Sağlık Bakanlığı’nın dışında hiç bir Bakanlığın çalışmasında kendi personelinin kendi sistemini bu kadar tıkadığına tanık olunamaz…
Sistem revize edilirken hekimin stratejik yönetim mekanizmalarından uzaklaşması başarılmadığı sürece bu sıkıntı devam edeceğe benziyor.Özellikle genç hekimler yönetimsel hiyerarşide çok komik davranışlar sergileyebiliyorlar.Genç hekimler akılları kemale erene kadar mesleki yaşamlarının zaten sonuna geliyorlar.Böylelikle bir yönetici hekimden hem mesleğini yapmaması hem de yönetimde başarılı olmaması gibi iki önemli alanda iş gücü ve zihinsel yetenek kaybı yaşanıyor…
Türkiye’de yaşanan asıl karmaşa, Ak Parti ile başlayan süreçte politikacıların halkın iradesini tam anlamıyla devletin işlerliğinde kullanmasıyla hat safhaya vardı.Derin devlet kavramı Ergenekon süreciyle gün yüzüne çıktı.’Dul kadının oğulları’(1) ülkenin tüm darbelerinde meğerse en önemli rolü üstlenmişler.Bunu duyuyorduk ta bu kadar kapsamlı olabileceğini tahmin etmiyorduk.Kimse gücenmesin lütfen halk egemenliği devletin egemenliğinin önüne geçtikçe elitler, aristokrat seçkinciler, seçkin meslek örgütleri(biz hekimler gibi) kendini halktan ayrı ve üstün görenler bağırmaya başladılar…
Geçtiğimiz süreçte Cumhuriyet yürüyüşleri adı altında yapılan ve masum bir tepki görünümü verilen etkinliklerin arka planları Ergenekon’la ortaya döküldü.Sadece bu dava kapsamında kimin elinin kimin cebinde olduğu ve pek çok konuda yapılan haksız ve mesnetsiz uygulamaların zihin şifreleri çözüldü.Bu gelişmeleri görenler ve bağırtı seslerini işitenler ve özellikle korkmaları için nedenleri olanlar Türkiye’nin geleceğinden haliyle endişe etmeye başladılar…
Geçmişte pek çok oyunun sahnelendiğini bugün Türk insanı kavramış durumdadır.Çağdaş aydınların ve gazetecilerin suikastlere kurban edilmesi, faili meçhul cinayetlerin çoğalması ve çıkarılan iç kargaşa ortamlarının kimler ve ne amaçlar için çıkarıldıkları artık herkesin malumudur.Yani malumun ilanı Anadolu’nun en ücra ilçe ve köylerinde bile kendisini açıkça göstermeye başlamış durumdadır.Bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı görülmektedir.
Yargının bu süreçte maalesef taraflı davranması sistemin hala tıkalı olduğunu göstermektedir.Üniversiteye girmek isteyen gençlerin önünü açması gereken kurumlar bu sürece engel olmaya çalışmaktadırlar.Devletten hak alma mücadelesi yapması gerekenlerin bu şekilde davranması ve sürekli muhalefet ederek engeller ortaya çıkarması Türk Demokrasisinin Yahudi Demokrasisi gibi bir oksimoron(2) olduğu gerçeğini maalesef ortaya çıkarmaktadır.Bunun için Anayasa değişikliği bir zaruret haline gelmiştir.
Sağlıksızlık kuşkusuz sadece kurumsal veya yönetimsel alanlarda bulunmuyor.Hakikaten hepimizin psikolojileri bozuldu.Çok tepkiseliz. Ruhsal rahatsızlıklar az yada çok toplumun hemen her kesimini etkisi altına aldı.Herkesin kendine göre faklı nedeni var.İşsizliğin bu kadar çok artmış olduğu bir dönemde maddi sıkıntılarla boğuşan ve ayın sonunu getiremeyen bir baba nasıl bunalıma girmez?
Özellikle sağlık sektöründe yaşanan yoğun iş ve çalışma temposu başta hekimleri ve tüm sağlık çalışanlarını ruhsal yönden ciddi şekilde etkiledi.Bazı hekimlerin ne yazık ki bu süreçte bunalıma girerek istifa ettiklerine tanık olduk.Hala kurumlarımızda çalışan pek çok sağlık çalışanı psikiyatrik ilaçlarla idare etmekte, kendi aralarında saçma sapan ve komik itiş kakışlar yaşamaktadırlar.Var zannettikleri içi boş balondan farksız güçlerini başkalarına kendilerini ispatlamak istercesine dayatma gayreti içindedirler.
Kısaca ve özetle olumsuz şeylerin yanında fazlasıyla güzel gelişmeler de olmaktadır.Fakat daha yapılacak çok şey vardır.Bunun için herkesin kendi işini en güzel şekliyle yapması gerekmektedir.Halka rağmen halkçılık yapmaya çalışmak ve milliyetçilik duygularıyla insanların dini inançlarını politika malzemesi haline dönüştürmek yanlıştır.Alışkanlık haline gelen mağduriyet psikolojine tutunmaya çalışmanın da siyasetçilere yakışmadığı her vesileyle hatırlatılmalı.Taş yerinde ağırdır.Herkes yerinde durmalı ve kimse kimsenin işine müdahale etmemelidir.Siyaseti siyasetçiler yapacak.Devleti siyaseten seçilmiş olanlar yönetecek.Türkiye’nin sağlıksız hali ancak böyle düzelebilir…
(1) Dul Kadının Oğulları, Masonlar ve Osmanlı zamanında yetiştirilen devşirmeleri anlatan bir kitap ismi, Mustafa Yılmaz adlı bir yazar tarafından yazılmış…www.dulkadininogullari.com Okunması tavsiye edilir…
(2) Oksimoron: İngilizce anlamı karşıt iki şeyin bir arada kullanılması, örneğin: ölümcül şefkat, çılgın dahi vb...www.uludagsözlük.com
Türkiye'nin Sağlıksız Hali
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
SON EKLENEN GALERİLER
- 16:45 - Sağlık Bakanlığı otizmli çocuklar için tarama ve destek programlarını güçlendiriyor
- 16:18 - Yalova merkezli 11 ilde sahte psikoteknik rapor operasyonu: 29 gözaltı
- 15:44 - Bacağını kaybetti, umudunu kaybetmedi: Gökhan Daş doktor oldu
- 15:42 - Eski hemşire Elif Çelik evinde ölü bulundu
- 15:34 - Kalbi iki kez duran hasta hayata döndü: 112 ekiplerinin büyük başarısı
- 14:54 - SGK geri ödeme listesi genişletildi: 72 ilaç daha kapsama alındı
- 14:41 - İzmir’de öğrencilerden anlamlı dokunuş: Onkoloji servisinin duvarları umutla renklendi
- 14:31 - Yalvaç’ta göğüs hastalıkları kliniği yeniden hizmette: Sevk ihtiyacı azaldı
- 14:28 - Girişimsel radyolojiyle “bıçaksız ameliyat” dönemi: Birçok hastalıkta yeni tedavi imkanı
- 14:19 - İlaç raporlarında süre doldu: 6,6 milyon kişi yenileme yapmadı
- 14:10 - YÖK’ten doğum yapan lisansüstü öğrencilere ek süre düzenlemesi
- 15:19 - Kazada hayatını kaybeden sürücü, görev yaptığı kurumda düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı.
- 15:18 - Sağlık ve sosyal hizmetler tek çatı altında: Yeni protokol imzalandı
- 15:15 - Gazi Yaşargil adına uluslararası ödül: Genç beyin cerrahları İstanbul’da buluşacak
- 15:13 - Alkollü sürücünün çarptığı tıp öğrencisi Yaren Mercan hayatını kaybetti
- 15:09 - Kapalı Baypasla 24 Saatte Ayağa Kalktı: “Koşsam Koşacağım”
- 15:08 - Sirkadiyen Ritim Uyarısı: Uyku Düzeni Bozulursa Alzheimer Riski Artıyor
- 15:06 - 8 Yıllık Ağrıya 1,5 Saatlik Operasyon: Mesane ve İdrar Yolundan Yarım Kiloluk Taş Çıkarıldı
- 17:41 - Türkiye’de Doğum İzinleri Uzuyor: Anneler 24 Hafta, Babalar 10 Gün İzin Hakkına Sahip Olacak
- 17:35 - Sağlık Çalışanlarına Akademik Eğitim: Bilimsel Araştırma ve Yayın Becerileri Geliştiriliyor
- 17:31 - Ruh Sağlığına Erken Müdahale Önemli: Psikiyatrik Başvuru Çözümün İlk Adımı
- 17:30 - Mart ayı doğum yardımı ödemeleri hesaplara yattı
- 17:28 - Ev Kazaları: Kimyasal Maddeler Çocuklar İçin Hayati Risk Oluşturuyor
- 17:26 - Rize’de Küçük Polen’in Burnundan 2 Yıldır Kalan Metal Cisim Çıkarıldı
- 17:23 - Eskişehir’de Yeni Tüberküloz Laboratuvarı Hizmete Açıldı
- 17:22 - DSÖ: Lübnan’da Sağlık Çalışanlarına Yönelik Saldırılarda Ölü Sayısı Artıyor
- 17:01 - Hepatit D’ye Karşı İlk Monoklonal Antikor Tedavisi Çin’de Uygulanmaya Başlandı
- 16:54 - Ankara’da antibiyotik sonrası alerjik reaksiyon: 5 yaşındaki çocuk yüzde 98 engelli kaldı
- 13:54 - Kadın doğumda çığır açan yöntem: Ototransfüzyon
- 13:48 - Uzmandan Uyarı: Şiddetli Adet Sancısı Normal Değil, Endometriozis Belirtisi Olabilir
- 13:46 - Erzurum’da Eczaneye Kundaklama Girişimi: Şüpheli Meslektaşı Çıktı
- 17:04 - Ankara’da Tüberkülozla Mücadele Sempozyumu: Erken Teşhis ve Koruyucu Sağlık Vurgusu
- 16:52 - Galata Kulesi Kırmızıya Büründü: Multipl Miyelom Farkındalığı İçin Özel Etkinlik
- 16:49 - Restoranda Hayat Kurtaran Müdahale: Heimlich Manevrasıyla 1,5 Yaşındaki Bebek Kurtarıldı
- 16:47 - Yunanistan’da Hastanelerde Nöbet Krizi: Doktorlardan Sisteme Tepki
- 16:45 - Uzmandan Kritik Uyarı: Ağrı Kesiciler Kalp Krizini Tetikleyebilir
- 16:34 - İnmede Erken Müdahale Hayat Kurtardı: 13 Günlük Tedaviyle Sağlığına Kavuştu
- 16:33 - Uzman Uyardı: Çocuklarda Karın Ağrısını Hafife Almayın, Apandisit Hayati Risk Taşıyor
- 16:31 - Doğum İznindeki Asistan Doktora 10 Milyon Dolarlık Tazminat: ABD’de Emsal Karar
- 16:29 - Adana’da Küçük Aren’in Yaşam Mücadelesi: 2,9 Milyon Dolarlık Tedavi İçin Destek Bekleniyor
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Ve burası da bir devlet hastanesi
14 soruda Koronavirüs hakkında kendinizi test edin...
Gilaburu meyvesi kanserden koruyor
Endonezya’daki deprem: Ölü sayısı bin 203'e yükseldi
12345678
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 - (0224) 334 1 335 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
Tel : (0216) 606 17 18 - (0224) 334 1 335 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim




























