• BIST 93.297
  • Altın 208,437
  • Dolar 5,3165
  • Euro 6,0196
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Bursa 7 °C
  • Antalya 17 °C
  • İzmir 12 °C

Velev Ki Muayenehaneler Kapandı... 1

Dr.Recai Yahyaoğlu

Son günlerde velev ki ile başlayan cümleler moda oldu. Bazı yazarlar bu başlığı atarak makale yazmaya başladılar. Başbakanımız İspanya’dan başörtüsü hakkındaki görüşlerini açıklarken velev ki diyerek başlamış ve böylelikle büyük bir tartışma ortamının oluşmasına vesile olmuştu. Liderlik budur. Bir söz söylersiniz arkanızdan bu sözünüz herkes tarafından değerlendirilmeye başlanır. Başbakanımızın liderliği tartışma götürmez bir şekilde hem siyasiler ve hem de halk tarafından kabullenilmiş durumdadır. Yapılan analizler, anketler bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Muhalif olanların Başbakanın liderliğine karşı çıkarak itiraz etmelerinin bir anlamı yoktur. Anket sonuçları bazen kabullenilmesi zor olsa da temenni edilen şekilde ortaya çıkmazlar…

Velev ki muayenehaneler kapandı….Ne gibi değişimler meydana gelecek. Bunlar hakkında biraz beyin fırtınası yapmaya ihtiyacımız var…Zira başörtüsü gibi şu anda popüler olan konulardan birisi de sağlıkta yapılan değişimler ve özellikle muayenehanelerin kapatılması girişimidir…Nasıl başörtüsü hakkında birçok görüş ortaya atıldı ise aynı şekilde muayenehanelerin kapatılmasının neleri getirip neleri götüreceği hakkında da farklı yorumlara ihtiyaç duyulmaktadır. Hekimlerin haklı mücadelelerinde yapmaları gereken en önemli çalışma bu durumun sakıncalarını ortaya koymaktır. Bu sakıncalar olabildiğince net ifade edilmeli aslında değişecek pek de önemli bir şeyin olmayacağı açıkça ortaya konmalıdır.
 
Velev ki muayenehaneler kapandı… Bunun kritiği için yazılıp çizilecek çok şey vardır… Bunları zamanla ve ayrı makaleler şeklinde açıklamaya çalışacağım. Alternatif düşünceleri olan meslektaşlarım elbette vardır. Onların da düşüncelerini ifade etmekten büyük bir memnuniyet duyarım.
 
Hekimler hastalarına daha çok zaman ayırabilecekler midir? Bu çok önemli bir sorudur… Bu tarz soruları sormaya devam edeceğiz. Çünkü bir sistem değişimi isteği vardır ve bu değişimde her etkilenen tarafın değişimden hoşnut olması gerekir. Ancak böylelikle değişimin gerekli olup olmadığı hakkında kesin karar verilebilir. Bu değişimle birlikte hasta bakma kalitesi nasıl etkilenecektir? Hastalar bundan memnun olacaklar mıdır? Hastalar memnun değilse hekimler memnun değilse memnun olacak kimdir?
 
Birinci soru şöyle sorulmalıdır… Hastalara ayrılan sürede bir değişim olacak mı? Bu soruyu yaşayacak olanlar bilirler…Hükümet yetkilileri, siyasiler ve halk maalesef bilemez…Bu soruyu binlerce sağlık çalışanına sorun cevap çok açık ve net şimdiden bellidir…Kesinlikle hayır… Hastalar memnun olmayacaksa bu değişim ne amaç taşımaktadır? İlerleyen zamanlarda bu kadar değişime rağmen hala uzayan kuyruklarda vatandaşın bekliyor olması tüm yapılanların bir göz boyamadan ibaret olduğu düşündürmeye başlayabilir….Bu durum her ne kadar birçok devlet hastanesinde büyük yeniliklere imza atılsa ve modern tıbbi teknolojiye sahip görüntüleme cihazları kullanılmaya başlanmış olsa da insanların akıllarına mutlaka gelecektir…
 
Hekimlerin alacakları ücretlendirme tamamen daha çok hasta bakmaya göre düzenlendiğinden, hekimler kısa sürede daha çok hasta bakmak isteyecekler muayene sürelerini olabildiğince kısa tutmaya devam edeceklerdir. Kısa süren muayenenin kalitesi hakkında yorum yapmaya zaten gerek yoktur… Bu durumu engellemek amacıyla ücretlendirme sistemi hasta sayısı üst sınırıyla kontrol edilmek istendiğinde yine istenen verimi elde etmek mümkün olmayacaktır. Bu durumda hasta sayısıyla kota konan hekimler kendilerini işyerlerinde çok rahat ve huzurlu hissetmeyecek istenilen verimi gösteremeyeceklerdir.
 
Amaç hekimin hastasına ayırmış olduğu zamanı arttırmak ve hizmetin kalitesini yükseltmekse kalabalık poliklinik odalarında maalesef buna imkan bulunmamaktadır. Ülkemizde hekim açığı vardır. Bunu aklı olan hiç bir kimse inkar edemez. Tabip odaları birçok konuda haklı olabilirler. Fakat bu konuda kesinlikle haksızdırlar ve elimizi vicdanımıza koyduğumuzda biz hekimler olarak bu açığı kesinlikle görmezden gelemeyiz… Hayatın gerçeklerinden kaçamayız… İstenilen ile mümkün olabilen şeyler çok farklıdır. Her hekim hastasına zaman ayırıp güzelce ilgilenmek ister….Ülkede hekim azlığı bu kadar sırıtıyorken zorlama ve dayatmalarla süren yönetmelik değişiklikleriyle kaliteyi arttırmak kesinlikle mümkün değildir. Bu kadar kırgın olan hekim kitlesini maalesef artık motive etme imkanı da çıkarılan her yönetmelikle giderek azalmaktadır.
 
Para, az sayıda bazı hekimleri motive edebilir. Bu ülkenin sağlık sisteminde; para merkezli anlayıştan vazgeçilmediği sürece istenilen verim ortaya çıkmayacaktır. Aile Hekimliği bu anlamda son derece önemli bir imkandır. Acilen ülkemizin her köşesinde yaygınlaştırılmalıdır. Bakanlığın anlayamadığı veya anlamak istemediği temel sorun hekimlerin sadece para merkezli düşündüklerini zannetmeleridir. Bu çok büyük bir yanılgıdır. Hakikaten hekimler sıra dışı insanlardır ve diğer meslek mensuplarından pek çok bakımdan farklılık gösterirler. Dolayısıyla itiraf etmek gerekir ki çok zor ikna edilerek memnun olurlar… Bu özellikleri nedeniyle Bakanlığın işinin pek de kolay olmadığını söylemek mümkündür.
 
Hekimler saygı görmeyi ve anlaşılmayı istiyorlar. Vatandaşa empati yaparak onların sağlık sorunlarını anlama imkanına sahip meslek grubu olan hekimler; aynı anlayışı öncelikle kendi kurumlarından istemeye hakları olduğunu düşünüyorlar. Hekimler siyasetçilerin maalesef ulu orta meydanlarda el işaretleri yaparak ve hekimler kastedilerek ‘paran yoksa sana hizmette yok, muayenehaneye gelmelisin diyorlar’ denmesini nefretle izliyorlar. Hükümeti bu zamana kadar desteklemiş olan hekimler bile bu tavırlardan son derece rahatsız olmuşlar ve artık hükümete kesinlikle oy vermeyeceklerini söylemeye başlamışlardır.
 
Her şeye rağmen Bakanlığın yapmaya çalıştığı değişim temelde iyi niyetli bir değişimdir. Usul ve üslup hataları barındırmaktadır.  Birçok hekim bu iyi niyetin farkındadır fakat uygulamalardaki garabet ve ben yaparım olur mantığı, meslek örgütlerinin görüşlerine değer verilmeyiş, ‘para merkezli’ yaklaşım, sık nöbetler ve hasta yoğunluğunun fazlalığı ve daha pek çok faktör bu süreçte hekimlerin moralini fazlasıyla bozmaya yetmiştir… Tam gün yasasına zorlanarak ayrıca moralleri olumsuz etkilenen hekimlerden istenilen verimi elde etmek her geçen gün daha da imkansız hale gelmektedir. Bu moralle hekimlerin maaşlarında iyileşmeler yapılsa bile hekimler açısından hiçbir motivasyon aracı olmayacağı açıkça görülmektedir…
 
İlerleyen yazılarda bu düşüncenin ayrıntılarından bahsedilecektir…
 

Devam edecek…


Dr.Recai Yahyaoğlu
www.tamtip.com

Bu yazı toplam 1490 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim