• BIST 94.831
  • Altın 261,125
  • Dolar 5,7771
  • Euro 6,5607
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Bursa 23 °C
  • Antalya 29 °C
  • İzmir 29 °C

Yaşlı bireylerde ilaç kullanımı ve kaliteli yaşam

Dr. Yasemin KÜÇÜKÖZKAN

Yaşlanma, sosyal ve fizyolojik hayatın önüne geçemediği bilinen bir gerçektir. Bu gerçek bireylerin doğumundan ölümüne değin her bireyde farklı sonuç ve olayların da yaşanmasına neden olmaktadır. Bu nedenlerin başında sağlıklı ve sağlıksız yaşam faktörü en başta gelen sorunlar arasında yer almaktadır.

Günümüzde yaşlı bireylerde en fazla görünen sorunların başında kronik rahatsızlıklar ve fiziksel anlamda bireyin kendine yetememesi nedeniyle ortaya çıkan tedavisi zor ya da imkânsız tıbbı rahatsızlıklar gelmektedir. Bazı rahatsızlıklar ve tıbbı teşhis almış olan yaşlı bireylerin dış desteğe yani farklı bireylerin desteğine ihtiyaç duyarak hayat yaşamalarını zorunlu hale getirmektedir. Bunların başında ilaç kullanımı, beslenme, temizlik, günlük ihtiyaçlar ve diğer ihtiyaçlar olarak sıralanabilir.

Bir başka önemli sorun ise yaşlı bireylerin yaşam kalitesinin düzenlenmesi, yaşam standartlarının yine ilgili kurum ya da bireyler tarafından belirlenerek bunun eğitiminin sağlanması, yaşam ve günlük aktivitelerinin düzenli olarak yerine getirilmesi konusunda imkân ve olanakların sağlanması olarak ifade edilmektedir.

TUİK tarafından yapılan 2014 yılındaki bir araştırma verilerine göre Türkiye de toplam nüfusun içerisinde 6 milyon bireyden fazlasının 65 yaş ve üzerinde olduğu saptanmıştır. Aynı araştırmanın verilerine göre TUİK tarafından yapılan bu araştırmada Türkiye’deki yaşlı nüfusun 2023 yılında toplam nüfus içerisindeki oranının %10.2, 2050 yılındaki ise bu oranın %20.8 olacağına vurgu yapılmaktadır.

Artan yaşlı nüfus beraberinde hem kamusal hem de bireysel anlamda birçok sorunun yaşanmasına ve ortaya çıkmasına da neden olmaktadır.

Kaya ve ark., tarafından (2010) yılında yapılan bir uygulama araştırma çalışmasında yaşlı nüfusun yaşam kalitesinin arttırılmasına, yaşam kalitesine bağlı standartların yaşlı nüfusun yaşlı olmaya aday olan bireylerin öncesinde sağlanmasının zorunluluğunu göstermekte ve ifade etmektedir. Yani yaşlı olmadan önce yaşlılık dönemindeki kaliteli yaşam süreci için yaşlanma öncesinde nelerin yapılması gerektiğinin bilinmesi gerçeğine işaret edilmektedir (1).

Yaşlı ve kronik rahatsızlık tanısı almış bireylerin günlük standart ve sürekli kullandığı ilaçları zamanında ve uygun şekilde kullanmaları büyük bir zorunluluktur. Bu zorunlulukların yerine getirilmesi için mutlaka bireylerin ya da bu yaşlı bireylerden sorumlu bakıcıların eğitimlerinin sürekli kılınması, bilgi düzeylerinin arttırılması ve gereken önlemlerin alınması gereklidir (2).

Yapılan bazı araştırmalar sonrasında akıllı ilaç kullanımının çok doğru gerçekleştirildiğini söylemek imkânsız gibi görünmektedir. Araştırmalarda birçok katılımcının ilaçlarını zamanında almadığı, almak zorunda olduğu ilaçlarını zamanında almadığı için yaşamış olduğu mevcut sağlık sorunlarına ilişkin farklı sağlık sorunlarının da ortaya çıktığı gözlenmektedir. Bu nedenle yaşlı bireylerin bu yönde dış desteğe ihtiyaç duyduğu, ya da bu ihtiyaca sahip bireylerin bilinçlendirilmesine yönelik farklı teknik ve yöntemlerin geliştirilmesinin bir zorunluluk olduğunu ifade edebiliriz.

Günümüzde akıllı ilaç kullanımının bir önemli boyutu ise kişinin aynı anda aynı ilacı ruhsal ve fiziksel rahatsızlığı nedeniyle birden fazla kez almış olması ya da aldığını unutarak tedavisini aksatması şeklindedir.

Yaşlı ve kronik rahatsızlık tanısı almış ve farklı yönde kronik rahatsızlığa sahip bireylerin “yaşlıların” sürekli ve düzenli olarak ilaç kullanmaları bir zorunluluk halidir. Bu durumda ilaçlarını düzenli kullanmayan bir yaşlı bireyin kendini sağlıklı olarak tanımlaması ve belirtmesi imkânsız bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır (3).

Literatüre geçen birçok araştırma, kişilerin ilaçlarını kullanmalarının sağlık ve kaliteli yaşam açısından bir zorunluluk olduğunu göstermektedir. Bu nedenle yaşlı bireylerin dış desteğe ihtiyaç duyduğu ya da ihtiyaca sahip bireylerin bilinçlendirilmesine yönelik farklı teknik ve yöntemlerin geliştirilmesinin bir zorunluluk olduğunu ifade edebiliriz.

Sevgiyle...

Kaynak: (1); Kaya ve ark., 2010: 111-116, (2); Kim ve ark., 2009: 121-129, (3); özbek ve kalaycı, 2015

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 - (0224) 334 1 335 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim