• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Bursa 7 °C
  • Antalya 16 °C
  • İzmir 9 °C

"Damadım doktor olsun" lafı tarihe mi karışıyor?

"Damadım doktor olsun" lafı tarihe mi karışıyor?
"Çok maaş alıyorlar, rahatlar" dediğimiz özel hastane hekimleri gerçekten rahat mı?

Büyük bir sektör... Az buz değil, 2008 yılındaki verilere göre 60 bin kişinin çalıştığı bir alan... Özel sağlık kuruluşlarından bahsediyoruz... "Çok fazla çalışan" demek bir anlamda iyi bir anlamda da sıkıntı yaratabilecek cinsten bir durum. Sağlık alanında son yapılan düzenlemelere bakılacak olursa durum dışarıdan bakıldığı gibi değil aslında. "Biz de işin içine girelim" dedik özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin ne gibi sorunlarla karşılaştığını araştırdık.

 "Daha iyi hizmet", "Daha güler yüzlü hekimler, hemşireler", "Daha doğru teşhis ve tedavi" olarak yorumlanan özel sağlık kuruluşlarında gerçekten de daha mı iyi hizmet veriliyor ya da hekimler gerçekten daha mı rahat? Görünüşe bakılacak olursa, fiyatlar da göz önünde bulundurulursa hemen hemen hepimizin düşündüğü özel sağlık kuruluşlarında görev alan hekimlerin çok iyi maaşlarla çalıştığı. Fakat bu zamana kadar yapılan açıklamalar gösteriyor ki, özel sağlık kuruluşlarındaki hekimler o kadar da rahat konumlarda değiller. Pek çoğu ise hastanelerde uygulanan performans sisteminden muzdarip. Sağlık- Sen Genel Başkanı Mahmut Kaçar'ın daha önceleri yaptığı açıklamada, hastanelerin bir çoğunda yüzde 25 temel ücret, yüzde 75 performansa dayalı ücret politikasının uygulandığı bunun da hekimleri büyük sıkıntıya soktuğu belirtiliyor...

İŞ GARANTİLERİ YOK

İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, özel sağlık kurumlarında çalışan hekimlerinin iş güvencesi olmadığını söylerken şöyle devam ediyor: "Burada en önemli problem iş güvencesi meselesi. Özel kesimde çalışıyorsanız işinizi kaybetme tehlişkeniz vardır. Tam korunmuş olmazsınız. Çalılştığnız iş yeri mali krize girer ya da anlaşamazsınız. Beklentileri karşılayamadığınız söylenir. Özel hekimler bunları yaşıyor. Doğrudan yaşanan sıkıntıların hepsini hastanelere atfetmek de doğru değil. O hastaneler de varlık yokluk mücadelesine girdiler. Sağlık sektörünün özel tarafı kamu tarafı vardır. Sağlık sektörünün özel kesimi için hastanelerin son dönemde ağırlıklı olarak krize girmesiyle, eleman çıkarılmaya başlandı. Doktorlar da bundan nasibini aldı."

"HASTANELER HEKİME ÇÖZÜM ORTAĞI GİBİ BAKIYOR"

Özel sağlık kuruluşlarında hastaları muayene eden hekimin özel hastanenin taşeronu gibi hizmet verdiğine değinen Prof. Dr. Sur, şunları da ekliyor: "Taşeronlukta bir birey olarak değil siz de işverenmiş gibi varsayılıyorsunuz. Hastaneler kontrat imzalamayı düşünürken, "Hekim hastasının bakanıdır, kendi kararını verendir bizim iş partnerimizdir" diye durumabakıyor. Hastaneler, hekime çözüm ortağı gibi baktığı sürece iş anlaşması muğlak olur. Özel hastane hekimlere çözüm ortağı gibi baktığı için onlardan riski de üstlenmesini istiyor. Ortada bir risk var. Hasta girmediği zaman hekime para ödenecek bir finansal sürdürübilirlik olmaz. İş garantisini vererek hekim istihdam ediyorsa özel kesimde bu hastane şanslı hastanesidir."

KAMUDAKİLER VALİLİK İZNİYLE, ÖZELDEKİLER SORULMADAN YARGILANIYOR

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Başkanı Reşat Bahat ise, özel sağlık kuruluşlarının istedikleri kadar doktor alamadıkları konusunda yakınırken, "Hastanelere yeni üniteler açamıyoruz. İş yükü nedeniyle hekim arkadaşlarımız zorlanıyor. Hekimlerimiz en ufak sıkıntıda yargınının önüne çıkarılabilirken kamu hastanelerindeki hekimler ancak hastane kurulu tarafından suçlu görülürse Valilik izniyle yargılanabiliyor. Oysa ki özel sağlık kuruluşunda hekim olarak çalışmak hastaya karşı fazladan sorumluluk yüklememeli. Bir de SGK fiyatlarındaki baskılar, yüzde 30 ile yüzde 70 arasındaki kısıtlanmış farklar sıkıntı yaratabiliyor. Özel sağlık kuruluşlarında fark fiyatlarına zam yapılmadığı için maddi sorunlar da yaşayabiliyoruz" diyor...

"PARA VARSA HER ŞEY VAR"

İstanbul Tabip Odası'nda yetkili bir isimle konuştuğumuza göre ise acil servislerde sıkıntılar biraz daha fazla. Yetkili, "Özel sektördeki patronlar çok kötü insanlar, hepsi halkı sömürmek, cebine elini sokmak istiyor" diye birşey yok. Patronlar, kendi cebinden yatırım yapmış insanlar, bu insanlara diyorlar ki, "Doktora 14 TL vereceğim acilde ücret almayacaksın". Bu mümkün değil. Kamu hastanesinde döner sermaye vardır. En büyük patron SGK'nın kendisidir. Ben de bir özel hastanede yarı zamanlı çalışıyorum. Acil servis ve yoğun bakımdan ücret alınmıyor. Para ödeniyor bile olsa işin niteliği bitmiş durumda. Bir tane sağlık personeli var doktorun beraber çalıştığı. "Hekiminizi seçebilirsiniz" tabelası tamamen yalan. Özel müdahale yapamazsınız yoğun bakımınız doludur. Görünüşte harikalar. A harfli bir ilaç varsa ve SGK ödemiyorsa, hekimi mağdur edecek, alerji yapabilecek ilaç kullanmak zorunda kalıyorsunuz. Kuduz aşısı olmuyor mesela. O kadar çok vicdanınızla kalıyorsunuz ki. Para varsa her şey var. Anlaşmalı olsa da kandırmaca. İstediğiniz hastaneye gidip mükemmel hizmet alınmıyor. Hekim sayıları da kesiliyor" diyor.

MEKTUPLA İŞTEN ÇIKARMA BİLDİRİMİ

Hekimlerin eski konumunu yavaş yavaş kaybettiğini belirten İstanbul Tabip Odası yetkilisi, "Bir hekimin işini en iyi icra ettiği yer, kendisinin karar verdiği bir sistemden ayrılıyor. Hastane sahipleri hekimin kendilerine ne kadar para kazandırdığına bakıyor. Bu bağlamda iş güvencesi sıfır. Randevularınızı kesebiliyorlar ve işsiz kalabiliyorsunuz. Sabah işe geliyorsunuz masanızda, "İşinize son verilmiştir" yazılı mektuplar bulabiliyorsunuz. Mobbing bu sektörde sıkça görülüyor. Doktor işini mi yapacak, bunları mı düşünecek. Kendimizi işimize veremediğimiz zamanlar bile olabiliyor" şeklinde konuşuyor...

TRAJİKOMİK İKİ ÖRNEK

İsmini vermek istemeyen, özel hastanede görev alan iki hekimden de farklı görüşler geldi. İlk olay bir Kadın ve Doğum Hastalıkları Uzmanı'nın başına gelmiş. Hekimliğin keyifli bir meslek olduğunu söyleyen doktor, başına gelen ilginç olayı şöyle anlatıyor: "Hastane yönetmeliklerini geçiyorum bazen hastalarla da problemler yaşıyoruz. Bazısı geliyor, "Paranı ben verdim, bana bak" diyor. Benim başıma çok daha farklı bir şey geldi. Doğum yapmak üzere bir kadın getirildi. Doğumhaneye girmek için hazırlık yaparken beni iki kişi esir aldı. Meğer doğum yapan kadın ile eşi kan davalı iki ailenin çocuklarıymış. Bir taraf, "Bu bebeği doğurtmayacaksın" diyordu bir taraf da "Hemen doğması gerek" diye sesleniyordu. Hastane güvenliği sayesinde kurtuldum".

Bir başka hekim de acil servisten. En ilginç olayını anlatıyor: "Acil servis yine çok yoğundu. Bir hastamız geldi. Hafif ateşi vardı. Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu teşhisi koyduk. Hastanın yatmasına gerek yoktu. O sırada hastanedeki yetkili isimlerden biri geldi ve "Bu hastanın yatması gerek" dedi. Ben de "Yatmasına gerek yok, teşhisi koyduk; tedavisini verdik" dedim. Küçük bir tartışma yaşandı. Ertesi gün işe gittiğimde işten çıkarıldığımı öğrendim. Yani bu sektörde iş garantisi yok. Eskiden anneler bile kızlarına "Doktor damat" isteğini sunardı. Artık buna gerek yok..."

TABİPLER ODASI'NDAN İMZA KAMPANYASI

İstanbul Tabipler Odası "özel sağlık sektörü"nde özellikle hekimlerin serbest çalışmasını kısıtlayan yönetmelikler üzerine bir imza kampanyası başlatıyor. Kampanyanın içeriğinde, kadro kısıtlamaları, hekimlerin özlük haklarında yaşadıkları kayıplar da var.

Yapılan düzenlemelerin iptaline ilişkin hukuksal mücadelelerinin devam ettiğini açıklayan İstanbul Tabipler Odası, muayenehane açma hakkı, yok sayılmakta, açılmış olan muayenehanelerin de kapatılması üzerine böyle bir imza kampanyası başlattıklarını ifade etti.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 4581 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim