• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Bursa 15 °C
  • Antalya 16 °C
  • İzmir 15 °C

Damar tıkanıklığı kangrene neden olabilir

Damar tıkanıklığı kangrene neden olabilir
Damar Cerrahı Doç. Dr. Yusuf Kalko: Tıkalı damarlar kangrene de neden olabilir, felce de, kalp krizine de! Oysa 50 yaşından sonra yılda bir kez yapılacak basit bir check- up ya da basit bir muayeneyle bile bu riskler önlenebilir, iş işten geçmeden müdahal

Sağlıklı ve kaliteli bir hayat sürmek için sağlıklı damarlara sahip olmak gerektiğinin altını çizen Medical Park Bahçelievler Hastanesi Damar Cerrahı Doç. Dr. Yusuf Kalko; damar sağlığını korumanın yollarını ve tedavi yöntemlerini anlattı:

Damar sertliği ne zaman felce neden olur?

Damar sertliği maalesef zamanında önlem alınmazsa çok üzücü sonuçlar doğurabiliyor. Bunlardan biri de hepimizin korkulu rüyası felç! Eğer bir kişinin şah damarı tıkalıysa ve zamanında önlem almadıysa bunun sonucu felç olabilir. Türkiye'de yılda 150 bin inme vakası olması olayın ciddiyetini göstermektedir. Bu hastaların yüzde 60'ı da şah damarında sorun olan hastalar. Bu hastalar ve aileleri, iş işten geçtikten sonra tam anlamıyla bir dram yaşıyor. Hasta, yatalak bakım hastası oluyor. Aile, böyle bir hastaya bakmak zorunda kalıyor. Halbuki bu hastalar iyi yönlendirilse böyle dramlar yaşanmaz. Eğer endikasyon varsa, sadece lokal anestezi, 5 cm kesi ve 30 dakikalık bir operasyonla, bu hastaların inme geçirmeleri, yaşları ne olursa olsun engellenebilir.

Hastalar, tehlike çanlarının çaldığını nasıl anlayabilir?

Bunu önlemek için belirtileri ve hastanın yakınmalarını çok ciddiye almak gerekiyor. Özellikle 50-60 yaşından sonra görülen şah damarı yani karotis (halk arasında inme de deniliyor) hastalıklarında semptomlar; geçici görme kaybı, geçici şuur kaybı, geçici kolda güçsüzlük ya da baş dönmesi gibi nörolojik şikayetlerdir.

Bu belirtiler nasıl ortaya çıkar?

Şah damarı tıkalı olan hastada örneğin geçici şuur kaybı olur; hastanın şuuru birden gider, hasta bayılır ve 10 saniye sonra kendisine gelir. Ya da geçici görme kaybı olur; hastanın gözüne birden perde iner ve hiçbir şey görmez, 10-15 saniye sonra birden önündeki perde kalkar. Ya da hastanın birden sağ kolunda güçsüzlük olur yere düşer, dakikalar içinde kendine gelir. Maalesef özellikle karotis hastalıklarında sonuç bazen çok kötü olabiliyor; yani bunlar geçici ataklarla kalmayıp, hastada inme dediğimiz kalıcı felçler de olabiliyor. O yüzden böyle şikayetleri olan bir hastanın acilen muayene olması lazım; çünkü bu bir öncü depremdir ve bu hastalar yakın bir zamanda felç geçirip yatalak hasta olurlar.

ERKEN TEŞHİS FELÇTEN KORUR

Şah damarı hastalıklarının felçle sonuçlanmasını önlemek mümkün mü?


Bu anlattıklarımın olmaması için özellikle 50 yaşından sonra her hastanın damar sertliği anlamında gerek kalp damarı, gerek şah damarı, gerek bacak damarı anlamında rutin aralıklarla bir kontrolden geçmesi lazım. Çünkü bunlar aslında önlenebilecek rahatsızlıklar. Çok basit bir boyun dinlemeyle bile bunu anlayabiliriz. Stetoskopla darlıktan geçen kanın titreşmesi ile üfürüm denen bir ses duyarız buna bağlı olarak hastada darlık olup olmadığını anlayabiliriz. Çok basit bir muayeneyle, çok basit bir check- up ile riskleri ve bu hastaların felç olmasını önleyebiliriz. Bu hastalar vaktinde gelseler, önceden önlemini alsalar felç geçirmeyecekler, hayat kaliteleri de düşmeyecek. Bir sürü yatalak durumdaki felç geçirmiş hastaların daha önceden kurtulma şansları vardı.

KALBİ EN AZ YORAN TEKNİK

Eğer bir kişinin şah damarında bir problem varsa nasıl tedavi ediliyor?


Şah damarı hastalıklarında bundan yirmi yıl öncesinde cerrahiden kaçınılmış, medikal tedavi yöntemleri kullanılmıştır. Çünkü bu hastalar çok riskli (yaşlı, kalp damarları tıkalı, diyalize bağlı, kronik bronşiti olan vb.) hastalar olduğu için ameliyatı kaldıramayacağından korkulmuştur. Ama artık cerrahide seçeneklerimiz çoğaldığı ve çok daha yüz güldürücü sonuçlar aldığımız için cerrahi teknikler günümüzde altın standart olarak kabul edilmektedir.

Ne tür ameliyat teknikleri uygulanıyor, bu konuda ne gibi gelişmeler var?

Tıpkı kangrenli bacaklarda olduğu gibi, şah damarı tıkanıklıklarında da minimal invaziv cerrahi yöntemi imdadımıza yetişiyor. Bu ameliyat da lokal anesteziyle, konuşa konuşa ve küçük kesiyle gerçekleşiyor. Hastanın boynunu uyuşturuyoruz. Test etme süremiz var; yaklaşık 30 saniye hastanın şuuruna bakıyoruz ve bu arada hastayı konuşturuyoruz. Eğer şuurunda ufacık bir bozulma bile olsa özel bir kanül yardımıyla beyne kan gönderip, damarın içini temizleyip tekrar damarı hızlıca kapatıyoruz.

Minimal invaziv cerrahi nasıl bir avantaj sağlıyor bu hastalarda?

Bundan on yıl önce bu ameliyatlar çok uzun ve çok zor ameliyatlardı. Ama artık günümüzde minimal invaziv damar cerrahisinde geliştirilen tekniklerle birlikte lokal anesteziyle yapılan ameliyatlar yaklaşık 30 - 40 dakika arasında bitmektedir. Hastayı ve kalbini en az yoran yöntemdir.

Bu yöntemin riskleri var mıdır?

Cerrahi tedavi de hastayı başlı başına felç yapabilir; ama bizim risk oranlarımız yüzde 2'nin altında. Minimal invaziv cerrahi uyguladığımız şah damarı hastalıklarında, yüz hastanın ikisinde sorunlar yaşıyoruz ama 98 hastamızda hiçbir sorun yaşamıyoruz. Çünkü biz teknik olarak lokal anesteziyle bu ameliyatı gerçekleştiriyoruz. Şah damarında sadece lokal anesteziyle ameliyat ettiğimiz hastaları ertesi gün evine gönderiyoruz. Benim lokal anesteziyle başladığım ilk ameliyat şah damarı ameliyatıdır. Bugüne kadar 750 hastam bu teknikle ameliyat oldu.

AMELİYATTAN SONRA BAKLAVA YENİRSE TABİİ Kİ DAMAR TIKANIR!

"Siz dünyanın en iyi ameliyatını da yapsanız, ne yazık ki bizim hastalarımızın büyük bölümü ağrıları geçtiği zaman diyetlerine dikkat etmezler, ilaçlarını almazlar. Üstelik bunu yapanlar cahil insanlar değil! Çok eğitimli, üst düzey görevde olan bir diyabetli bir hastam var; kalbi yüzde 20 çalışıyor, 6 aylık ömrün kaldı denilmiş. Ameliyat ettik ve durumu düzeldi ama bir baktım odasında kebap yiyordu, sırada da baklava vardı! Siz kendinize dikkat etmediğiniz sürece bizim mucize yaratmamızı bekleyemezsiniz.

DİKKAT EDİLMEZSE YENİDEN TIKANIR

"Yaptığımız ameliyatla biz sadece durumu erteliyoruz; bypass yaparak ya da damarın içini açarak bir sonraki aşamaya gelmesini engelliyoruz. Ama hasta kendisine dikkat etmediği için damar sertliği devam ediyor, o diktiğimiz damar bile tıkanıyor ve o yüzden hastalar sürekli geliyor. Hastaların ameliyattan sonra kendilerine bakmaları şart. Diyetlerine dikkat etmeliler, hayatlarının sonuna kadar kullanmaları gereken ilaçları düzenli olarak almalılar, sigara içmemeliler, diyabetten korunmalılar. Yoksa tüm yapılanlar nafiledir!

BU BELİRTİLER VARSA DİKKAT!

- Geçici görme kaybı,
- Gözlerde kararma (perde inmesi)
- Geçici baygınlıklar
- Geçici şuur kaybı
- Geçici kolda güçsüzlük
- Baş dönmesi

SİGARA YASAĞI ÇOK İYİ OLDU

"Damar sertliği ile ilgili bugün ülkemizde en fazla Gaziantep'te by pass ameliyatları yapılmaktadır. Tamamen mutfak kültürü ya da sigara içimi ile ilgilidir. Ülkemizde sigara içimi de çok fazladır. Bu nedenle sigara yasağı da aslında çok çok iyi oldu. Kim ne derse desin caydırıcı. En azından sigara tüketimini azalttı; insanlar dışarılara çıkmaya üşeniyorlar. Günde bir paket içen insanlar beş tane sigaraya düşürdüler. Çünkü tüttürmek için işten kaytarıp bir yerlere gitmek zorundasınız ve gidemiyorsunuz. Bu nedenle sigara yasağını sonuna kadar destekliyorum.

SERDA KIVILCIM - BUGÜN GAZETESİ

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 5689 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim