• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Ankara 9 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Bursa 14 °C
  • Antalya 19 °C
  • İzmir 18 °C

"Doktorlar dertli, özellikle de tıp fakültesi hocaları"

"Doktorlar dertli, özellikle de tıp fakültesi hocaları"
AK Parti yönetiminin, üniversite çevrelerini yeterince dinlemeden, onların fikirlerinden derinlemesine yararlanmadan köklü değişimlere giriştiği söylenebilir.

Radikal / ORAL ÇALIŞLAR'ın yazısı;

"Doktorların kıymetini bilelim"

Doktorlar dertli. Özellikle de tıp fakültesi hocaları. Pazar günü onlarla buluştuk. Anlattılar dinledik. Geniş bir dosya hazırlamışlardı, okuduk.

Tıp fakültesi hocaları üzgün ve çaresiz bir hava içindeydiler. Anlattıklarının özetinin özeti şu: Üniversiteleri de kapsamına alan yeni sistem, daha çok tıbbi işlem ve daha çok kazanç hedefliyor.

Doktorların buna itirazı ise şu eksende özetlenebilir: Ne kadar çok hasta muayene edersek o kadar başarılı kabul edileceğiz. Yeni sistem hasta muayene etmeyi hasta bakmak şeklinde tarif ediyor.

Halbuki başarılı bir tedavi, dikkatli bir muayene ile mümkün. Bu, en az 15 dakikayı gerektiriyor. Ancak daha az hasta muayene eden başarısız sayılıyor. Akademik çalışma için konferansa gidenin de performansı eksiliyor.

Doktorlar ‘çok hasta bakma’ mantığını uluslararası sistemin Türkiye yansıması olarak görüyorlar. Onlara göre, bu sistemin esası, Sanayi Tipi bir verimliliği öngörüyor. Karlılık, açıkça ifade edilen bir amaç olunca, kaçınılmaz olarak hizmet kalitesi düşüyor. Sağlık hizmetlerinin diğer hizmet alanları gibi değerlendirilerek, “üretkenlik”, “verimlilik” ve “tercih” gibi terimlerle değerlendirilmesinin hizmeti metalaştırdığını düşünen hekimler, “sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasının” yerini sanayi tipi üretkenliğe terk ettiğine vurgu yapıyorlar.

Geçmiş kötüydü...
Tamam...
AK Parti hükümeti döneminde sağlık ve sosyal güvenlik alanında halka hizmetin yaygınlaştırılması açısından değişimler gözlemlendi. Seçmenin de kendi hayatında somut yansımalarını görebildiği bu değişimleri oy verirken göz önünde bulundurduğu bir gerçek.

Türkiye’de geniş kitleler açısından sağlık hizmetleri korkunç denecek düzeydeydi. AK Parti hastanın doktora ulaşmasını kolaylaştırdı, pek çok hasta ilk kez sosyal güvenlik hizmetiyle karşılaştı.

AK Parti yönetiminin, üniversite çevrelerini yeterince dinlemeden, onların fikirlerinden derinlemesine yararlanmadan köklü değişimlere giriştiği söylenebilir.

Doktorları dinleyelim
Sağlık Bakanı Akdağ, doktor ve öğretim üyesi. Gördüğü tıp eğitimi nedeniyle konusuna hâkim bir isim olduğu düşünülebilir. Ancak, sağlık alanında böylesine köklü değişimler yapılırken, kanunlar ve kanun hükmünde kararnameler çıkarılırken, akademiye danışmak, onların düşüncelerini almak da büyük önem taşıyor. Çünkü sonuç olarak bu kanunlar onları ilgilendiriyor ve uygulayacak olan da onlar.

İstanbul’daki tıp fakülteleri, geçmişleri Osmanlı’ya uzanan çok köklü iki kurum. Ülkemizdeki tıp eğitiminin öncüleri arasında sayılabilecek yerler. Çok sayıda tıp fakültesi öğretim üyesi tanıdığım var. Hemen hepsi mutsuz ve kaygılı. Zaten ortaya çıkan tablodan anlaşıldığı kadarıyla kanun değişikliğinden sonra hocaların önemli bir kısmı üniversiteyi terk etmiş durumdalar.

Yeni kanuna göre, dışarıda muayenehanesi olan öğretim üyeleri üniversitede muayene yapamayacaklar. Ders verebilecek ancak hastaya dokunamayacaklar. Hocalar ise tıp derslerinin en temel unsurlarından birinin hasta üzerinde yapılan uygulamalı eğitim olduğuna vurgu yapıyorlar. Bu yasak. Bu hocalar, Tam Gün Yasası’na uyup akşama kadar üniversitede çalışsalar bile hastaya dokunamayacaklar. ‘Olacak gibi değil’ diyenleriniz olabilir, ama durum böyle.

Demokrasinin en temel ve vazgeçilemeyecek prensiplerinden biri, bir konuda karar alırken, kanun çıkarırken, konunun ilgililerinin bakış açısını yeterince kapsamlı ve sağlıklı bir şekilde göz önünde bulundurmaktır. Hele de sağlık ve tıp gibi konularda daha özel bir hassasiyetin gerektiği açık.

Birçok tıp hocası “Bizi hiç dinlemiyorlar, önceden belirlenmiş bir prosedürü dayatıyorlar” ifadesini kullanıyor. Bazılarına göre, hükümet “sağlığın özelleştirilmesi ve metalaştırılması” temelinde küresel bir sağlık sistemine entegre olmaya çalışıyor.

Doktorları dinleyelim, onların kıymetini bilelim...

Bizim kültürümüzde hasta doktorunun kıymetini çok iyi bilir. Vizite parası olmayan hastanın doktoruna yumurta, zeytin ya da bal götürdüğünü bilmeyenimiz yoktur. Hasta ile doktor arasındaki düzeni kurmakla görevli olanlar acaba doktorların hocalarını neden hırpalıyorlar?

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2583 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim