• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • Ankara -4 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Bursa 8 °C
  • Antalya 9 °C
  • İzmir 9 °C

Esas sorun buzdağının altında gizli

Esas sorun buzdağının altında gizli
Bugün Dünya Böbrek Günü! Böbreklerinize iyi bakın yoksa çok geç kalmış olabilirsiniz. Bundan beş yıl önceydi... Sürekli gözlerim şiş biçimde dolaşıyordum...

Bundan beş yıl önceydi... Sürekli gözlerim şiş biçimde dolaşıyordum. Soranlara da "Çok uyumaktan" yanıtını veriyordum. Babamın doktor arkadaşıyla karşılaştığımızda "Hemen tahlil yaptır" dedi... Yaptırdım ve nefrit olduğum ortaya çıktı. Ne bir ağrı, ne başka bir belirti. Tedavi için gittiğim doktorum "Eğer daha gecikseydin diyalize girmek zorunda kalacaktın" dediğinde durumun ciddiyetini anladım. Tedavi süresinde yanıma gelen yakınlarım acıyan gözlerle bakarken ardımdan "Vah vah, bilmem kim de bu hastalıktan ölmüştü" dediklerini duyuyordum... O gün bugündür böbreklerimle iyi geçinmeye başladım. Tuzu kestim, üşütmemeye çalıştım, beslenme stilimi değiştirdim, yeterli sıvı almaya başladım... Bugün Dünya Böbrek Günü. Siz de onların farkına varın ve sağlığınız için elinizden geleni yapın. Çünkü öyle sinsi ilerleyen bir hastalık ki ne olduğunuzu anlamıyorsunuz, farkına vardığınızda geç kalmış olabilirsiniz. Ayrıca ne kadar erken teşhis edilirse o kadar şanslısınız demektir.

Biz de Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kenan Ateş ile böbrek sağlığı üzerine konuştuk... Prof. Dr. Ateş, ülkemizde son dönem böbrek yetmezlikli hastalar için harcanan miktarın 2 milyar dolar civarında olduğunu söyledi. Ekonomimiz için de oldukça yüklü bir rakam...

Son verilere göre Türkiye'de 60 bin kişi böbrek bekliyor. Hiç de küçümsenecek bir rakam değil. Ne düşünüyorsunuz bu duruma?
Türk Nefroloji Derneği Böbrek Kayıt Sistemi verilerine göre 2009 yılı sonu itibarıyla ülkemizde son dönem böbrek yetmezlikli, yani diyaliz uygulanan veya böbrek nakli yapılmış hasta sayısı 60 bin. Bu sayının yaklaşık 7 bin 500’ünü böbrek nakli hastaları oluşturmakta, geri kalan hastalar ise diyaliz tedavisi altında yaşamlarını sürdürmekte ve daha kaliteli bir yaşama kavuşmak için böbrek beklemekte. Halen Türkiye’de diyaliz ve böbrek nakli hasta sayısının 65.000’e ulaştığını tahmin ediyoruz. Aslında bu küresel bir sorundur, son dönem böbrek yetmezlikli hasta sayısı tüm dünyada giderek artıyor. Ülkemiz için esas endişe verici durum, artış hızının dünya ortalamasının üzerinde olması. 2001 yılında yaklaşık 23 bin olan hasta sayısı, % 10-11’lik artış hızı ile günümüzde 65.000’e ulaştı. Bu artış hızı devam ettiği takdirde, sayının önümüzdeki 5-6 yıllık sürede 100 bine yaklaşması bekleniyor. Son dönem böbrek yetmezliğinin hasta sağlığı ve ülke ekonomisi üzerine olumsuz etkileri dikkate alındığında, bu konuda acil önlemlerin alınması gerektiği açık.

ESAS SORUN BUZDAĞININ ALTINDA GİZLİ: "DUR" DEMEK GEREK

Altı yıl içinde böbrek hastalığına sahip kişi sayısının 100 bin gibi bir rakama ulaşacağını söylüyorsunuz. "Dur" demek mümkün değil mi?
Bu noktada bir konunun altını çizmek gerekir. 100 bin rakamından kastedilen son dönem böbrek yetmezlikli, yani diyaliz uygulanan veya böbrek nakli yapılmış hasta sayısıdır. Oysa son dönem böbrek yetmezlikli hastalar, tüm kronik böbrek hastalarının sadece yüzde 1’ini oluşturuyor. Yani, kronik böbrek hastalığı bir buzdağı ise, son dönem böbrek hastalığı bu buzdağının su üzerinde kalan kısmıdır. Esas sorun buzdağının altında gizlidir. Türk Nefroloji Derneği tarafından yakın dönemde yapılan ulusal ölçekli bir tarama çalışmasında, Türkiye’de erişkinlerin yüzde 15.7’sinde çeşitli evrelerde kronik böbrek hastalığı bulunduğu saptandı. Bu oran, basit bir hesapla ülkemizde 7.5 milyona yakın kronik böbrek hastalıklı kişi bulunduğu, yani her 6-7 erişkinden birinin böbrek hastası olduğu anlamına gelmekte ve sorunun boyutunun tahmin edilenin çok üzerinde olduğuna dikkat çekmekte. Bu büyük kronik böbrek hastalığı yükünün son döneme ilerlemesi gerek tıbbi, gerekse sosyo-ekonomik yönden baş edilmesi olanaksız bir sorun oluşturacak. Buna “dur” demek, ancak toplumda yaşam biçimi değişikliklerine yol açacak ve böbrek hastalığının tedavisinden çok önlenmesine, erken tanısına dayalı ulusal bir hastalık yönetimi modelinin oluşturulması ve uygulamaya konulması ile mümkün olabilir. Bu konuda Türk Nefroloji Derneği’nin hazırladığı “Ulusal Böbrek Hastalığı Önleme Programı” sağlık otoritesi tarafından desteklenmeyi beklemektedir.

Sadece böbrek hastalığı için toplam harcanan miktar nedir?
Bu konuda açıklanmış resmi bir rakam bulunmamakla beraber, ülkemizde son dönem böbrek yetmezlikli hastalar için harcanan miktarın 2 milyar dolar civarında olduğunu, yani sağlık bütçesinin yaklaşık % 5’inin sadece 60 bin hastanın tedavi masraflarına ayrıldığını tahmin ediyoruz. Ancak, erken evrelerdeki hastaları da dikkate alırsak, kronik böbrek hastalığının ülke ekonomisi üzerindeki yükünün bunun çok daha üzerinde olduğu kolayca anlaşılabilir.

KRONİK HASTALIKLARI OLANLAR DİKKÂT
Sağlıklı bir kişinin ne kadar sürede bir kontrole gitmesi gerekiyor?

Sağlıklı ve kronik böbrek hastalığı için risk faktörü taşımayan kişilerin böbrek hastalığına yönelik düzenli kontrol yaptırmasını önermiyoruz. Bu kişiler için önerimiz, böbrek sağlığını korumaları için sağlıklı yaşam biçimi değişikliklerini uygulamaları, kan basınçlarını ve 40 yaşından sonra da kan şekerlerini ölçtürmeleridir. Ancak şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalığı, ileri yaş, ailede böbrek hastalığı varlığı, obezite, böbrek taşı gibi risk faktörlerini taşıyan kişilerin yılda en az bir kere böbreklerini kontrol ettirmeleri gerekiyor.

ERKEN TEŞHİS
Böbrek hastalıklarında da erken teşhis şart, değil mi?

Kronik böbrek hastalığı basit ve ucuz bazı kan ve idrar testleri kullanılarak erken saptandığında büyük oranda önlenebilir veya ilerlemesi geciktirilebilir bir hastalık. Ancak, sıklıkla sinsi seyretmesi nedeniyle farkındalığının ve erken tanısının düşük olması birçok olguda buna olanak vermemekte ve hastalığın son döneme kadar ilerlemesine yol açmaktadır. Bu nedenle, özellikle yüksek risk grubunda yer alan kişilerin belirtilerin ortaya çıkmasını beklemeden düzenli olarak kontrol yaptırmaları, böbrek hastalığının erken saptanması ve önlenmesi açısından çok önemlidir.

Ne gibi belirtilerle olumsuz durumların olduğunu anlayabiliriz?
Bazı kişilerde belirti vermeyebiliyor. Mesela ben bundan beş sene önce nefrit olmuştum ve tek belirti gözlerimdeki şişlikti. Nefrit olduğumu çok sonra anlamıştık.

Kronik böbrek hastalığı, bilhassa ileri evrelerde vücudun adeta saçın telinden tırnağın ucuna kadar tüm sistemlerini etkilediğinden, çok çeşitli belirti ve bulgulara yol açabilir. Bunlar arasında yeni başlayan tansiyon yüksekliği, idrar yapmada güçlük veya yanma, kanlı işeme, idrarda köpürme, geceleri sık idrara çıkma, göz etrafında veya bacaklarda şişlik, susama hissinde artma, halsizlik, güçsüzlük, çabuk yorulma, iştahsızlık, bulantı ve kusma, kaşıntı, solukluk, cilt renginde değişiklik, uyku bozuklukları, el ve ayaklarda his bozuklukları ve nefes darlığı sayılabilir. Ancak, kronik böbrek hastalığının sinsi seyreden bir hastalık olduğunu ve bu belirtilerin çoğunun hastalığın ileri evrelerinde ortaya çıktığını unutmamak gerekir. Bu nedenle, başta tansiyon yüksekliği, idrarla ilgili yakınmalar, yüzde ve ayaklarda şişlik olmak üzere her türlü belirtinin, hafif de olsa önemsenmesi ve doktora başvurulması erken tanı için çok önemlidir.

BÖBREKLER İÇİN NELER YAPILMALI?

Böbrek sağlığımızı korumak için ne yapmamız gerekiyor?

Aslında sağlıklı yaşam tarzı değişikliklerini benimsemek ve uygulamak kronik böbrek hastalığından büyük oranda korunmamızı sağlayacaktır. Buna göre; düzenli egzersiz yapmalı, sağlıklı beslenmeli ve ideal vücut ağırlığımızı korumalı, tuzu azaltmalı, yeterli sıvı almalı, sigaradan, aşırı alkol tüketiminden ve ağrı kesici ilaçlardan kaçınmalı, kan basıncımızı ve 40 yaşından sonra da kan şekerimizi düzenli olarak ölçtürmeliyiz. Eğer şeker hastalığımız, tansiyon yüksekliğimiz, kalp-damar hastalığımız veya ailemizde böbrek hastası olan kişiler varsa, kilomuz fazla veya yaşımız 50’den büyük ise böbreklerimizi yılda en az bir kere kontrol ettirmeliyiz.

Çok su içmenin de böbrekler için tehlikeli olduğunu söylüyorlar. Bunun esas limiti nedir?
Aksine genel inanış çok su içmenin böbrekler için tehlikeli değil, yararlı olduğu yönündedir; ancak bu da çok doğru değildir. Bizim böbrek sağlığını korumak için önerimiz çok su içilmesi değil, yeterli sıvı alınmasıdır. Bunun için de günde yaklaşık 1.5 litre sıvı alınması yeterlidir. Böbrek taşı veya tekrarlayan idrar yolu infeksiyonu gibi sorunları olan kişilerin ise daha fazla, günde 2-2.5 litre civarında sıvı almaları uygun olur.

BİRA BÖBREKLERE İYİ Mİ GELİYOR?
Bazı alkollü içeceklerin böbrek taşlarını düşürmede yardımcı olacağı halk arasında yaygın bir inanış. Bu doğru mu?
Bu da tam olarak doğru değildir. Bazı alkollü içecekler idrar miktarını ayarlayan hormonları etkileyerek daha fazla idrar çıkarılmasını sağlar. İdrar miktarının artması böbrek taşı oluşumunun engellenmesi ve mevcut taşların düşürülmesi bakımından yararlıdır. Ancak, bu etki alkollü içecekler yerine daha fazla su içilmesi ile daha sağlıklı bir biçimde sağlanabilir.

10 Mart nedeniyle vermek istediğiniz mesaj nedir?
Bilindiği gibi, her yıl Mart ayının ikinci Perşembe günü Uluslararası Nefroloji Derneği ve Uluslararası Böbrek Vakıfları Federasyonu tarafından Dünya Böbrek Günü olarak ilan edilmiştir. Türkiye’de böbrek biliminin gelişmesi için çalışmalarını 40 yılı aşkın süredir sürdüren Türk Nefroloji Derneği, bu yıl altıncısı kutlanacak olan Dünya Böbrek Günü çerçevesinde böbrek sağlığı ve hastalıkları konusunda toplum bilincini artırmak, erken tanının önemini vurgulamak ve kronik böbrek hastalığının insan sağlığı ve ülke ekonomisi üzerindeki ağır yükü hakkında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla çeşitli etkinlikler planlamıştır. Ancak, bu çabaların başarıya ulaşması tüm yıla yayılması, sağlık otoritesi, konu ile ilgili diğer kurumlar ve daha da önemlisi medya tarafından desteklenmesi ile mümkün olabilir. Türk Nefroloji Derneği, halkımızın böbrek sağlığını korumak konusunda öncülük etmeye ve her türlü çabayı göstermeye hazırdır ve sesini duyurabilmek için medyadan daha fazla destek beklemektedir.

BEGÜM ÇELİKKOL

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 4339 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim