• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Bursa 8 °C
  • Antalya 14 °C
  • İzmir 11 °C

Gözümüzün nuru vitaminler

Gözümüzün nuru vitaminler
Sağlığınız sizin için kıymetliyse C vitaminini, A vitaminini, E vitaminini hayatınızdan eksik etmeyin...Beslenme, insanın gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan besin

Beslenme, insanın gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan besin öğelerini vücuduna alıp kullanabilmesidir. Bilimsel araştırmalarla, insanın yaşamı boyunca 50’ye yakın besin öğesine gereksinimi olduğu ve insanın, sağlıklı büyüme ve gelişmesi, üretken olarak uzun süre yaşaması için bu öğelerin her birinden günlük ne kadar alınması gerektiği belirlenmiştir. Bu öğelerin herhangi biri alınmadığında, gereğinden az ya da çok alındığında, büyüme ve gelişmenin engellendiği ve sağlığın bozulduğu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır.

İnsanların gereksinimi olan bu besin öğeleri; proteinler yağlar, karbonhidratlar, mineraller, vitaminler ve sudur. İlk beş grubun içerisinde her birinde ayrı özellikte ve vücut çalışmasında ayrı işlevi olan değişik türde besin öğeleri vardır. Bu besin öğelerinden herhangi biri veya birkaçı sağlanamayınca vücut çalışmasındaki aksamalar sonucu büyüme, gelişme geriliği ve sağlık bozuklukları görülmektedir. Bunlardan biri de bazı besin ögeleri ile etkileşime sahip olan göz sağlığımızdır.

GÖZ SAĞLIĞIMIZ İÇİN A VİTAMİNİ

A vitamini gözlerimizin karanlıkta normal olarak görmesine ve alacakaranlığa alışmasına yardım eder. Gelişmekte olan ülkelerde A vitamini yetersizliği, çocukluk çağında körlüğün en önemli sebeplerinden biridir. 251 milyon çocukta vitamin A yetersizliği görülmekte iken
10 milyon kişide ise xerophthalmia veya kuru göz (gözyaşı miktarındaki azalma, göz yaşının kornea ve konjonktiva yüzeyindeki dağılımındaki bozukluk, korneayı ıslatmasındaki bozukluk), kornea epitelindeki düzensizlik veya göz yaşı lipidlerindeki anomalilere bağlı olarak bazı olumsuz durumlara rastlanmaktadır. 500 bini geri dönüşümsüz körlük ve 3 milyonunda ise A vitamini yetersizliğine bağlı hastalıklar görülmektedir.

A vitamini yetersizliğinde gözün üç bölümü etkilenir; retina, konjontiva ve kornea.
Retinadaki rod hücreleri A vitamini yetersizliğine karşı hassastır. Dolayısıyla görme etkilenir. Yetersizliğin devamı konjonktiva ve korneada kuruluğa “kserosiz” neden olur. Konjonktival kuruma “Bitot lekesi” ile beraber görülür. Bu şartlarda lokal irritasyon ve travma oluşur. Korneadaki kuruluk kserozis erken devrelerde çocuklarda geri dönüşümlü olabilir. Korneal ülserasyon “keratomalasi” tamamen veya kısmen görme kaybına yol açar. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre kseroftalmi (xerophtal) deyimi A vitamini yetersizliğine bağlı gözdeki çeşitli problemleri kapsar. Şehirde yaşayan Nepalli 1401 hamile kadın üzerinde yapılan çalışmada, gece görüş eşiği testleri sonucunda anlaşılmıştır ki A vitamini serumunun düşük olduğu zamanlarda gece görüş eşiği testi sonucunda negatif çıkmıştır. A vitamininin görme için önemli olduğu bilinmektedir. Yetersizlik durumunda gece körlüğü ve diğer göz sorunları, bitot lekesi, korneal sklerosis, keratomalasia görülür.

Antioksidan vitamin olan A vitamininin yeterli alımı katarakt riskini azaltır. Organizmamız A vitaminini mutlaka göz sağlığımız amaçlı beslenme kaynaklı almalıdır. Bunların arasında hayvansal kaynaklı karaciğer, balık yağı, yumurta başta gelmektedir.

KAROTENOİDLER

Sarıdan kırmızıya renk veren yağda eriyen pigmentlerdir. Genellikle lipid materyalde klorofil ile birlikte bulunur. Kayısı, kantolop kavunu, mango, havuç, kırmızı ve yeşil biber ve tatlı patates ile birlikte koyu yeşil renkli olmalarına rağmen brokoli, marul ve ıspanak gibi sebzeler de karoten içermektedirler. Bu sebzelerin bileşimindeki sarı ve turuncu renkli karoten, yapraklardaki klorofilin koyu yeşil rengi tarafından baskılanır. Dünyadaki tüm bitkilerin bileşimde 500’den fazla karotenoid olduğu bilinmektedir. Bunlardan besinlerde bulunan 50 tanesi A vitaminine çevrilebilmektedir. Sebze ve meyvelerde bulunan karotenoidlerden sadece birkaç tanesi analiz edilebilmiştir. Bunlar alfa karoten, beta karoten, gama karoten, laykopen, lutein ve zeaksantindir. Majör bir karoten olan laykopen, domates ve ürünlerinde, pembe greyfurt ve karpuzda esas olarak bulunur. Bunun dışında kuru kayısı, palmiye yağı ve kuşburnu püresinde de bulunmaktadır. Laykope, bütün karotenler arasında oksijen ile en yüksek doyma oranına sahiptir ve plazma seviyesi karotenden daha yüksektir. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, laykopen normal lensin antioksidan savunma mekanizmasını önemli bir biçimde geliştirir. Laykopenin besin şeklinde tüketimi sadece kataraktın değil aynı zamanda diğer hastalıkların da başlangıcı ve ilerlemesinde koruyucu etki gösterir.

LUTEİN – ZEAKSANTİN

A vitamini aktivitesi göstermeyen karotenoidlerdir. Vücutta en yoğun bulundukları dokular, gözle ilgili dokulardır. Retina ve makülada 500 kat fazla bulunurlar. Karaciğer dokuları, adrenal, adipoz pankreas ve böbrek diğer bulundukları dokulardır. Lutein ve Zeaksantin güçlü antioksidan etki göstererek; Retina ve makulada yüksek frekanslı ışığa bağlı olarak oksidasyon fazladır. Lutein ve zeaksantin retina ve makülada ışığa bağlı oksidasyonu azaltır.

Yaşa Bağlı Maküler Dejenerasyon (AMD) riskini azaltır. Diğer retina dejenerasyonları riskini azaltır. Diyetle alınan Lutein ve Zeaksantinin%78’i sebzelerden gelmektedir. Ispanak (30 gramı 3659 mg lutein ve zeaksantin), semizotu, brokoli, mısır gibi sarı renkli sebzeler, portakal, kavun ve bu bitkisel kaynaklarla beslenen hayvanların ürünlerinde bulunur (yumurta sarısı).

C VİTAMİNİ

C vitamini bir antioksidan olarak B karoten ve E vitamini ile benzer yolları izleyerek vücudumuzu zararlı maddelerden korur. C vitamininin en önemli farkı vücut sıvılarında serbest radikallere karşı savaşmasıdır. Yağ dokusunda aynı etkiyi göstermez fakat suda çözünebildiği için vücudumuzda farklı bölgelere koruyucu etki gösterebilme yeteneğine sahip olmaktadır. Kaynakları genellikle yeşil sebzeler turunçgiller, çilek, domates, kuşburnu gibi yiyecekler olarak sıralanabilmektedir.

ÇİNKO

Çinko birçok enzimin kofaktörüdür ve retina konsantrasyonunun içinde bulunur. Retina’daki rolü tam olarak açıklanmamıştır, belki de Superoksit dismutaz ve katalazın kofaktörü olan çinkonun antioksidan fonksiyonuyla ilgili olabileceği belirtilmiştir. Çinko karanlığa adaptasyonda, kemik metabolizmasında, oksijen transportunda ve serbest radikal hasarına karşı korumada görev almaktadır.

RİBOFLAVİN

Aynı zamanda B2 vitamini olarak da adlandırılan, suda eriyen B kompleks vitaminlerden biridir. Işığa çok hassastır. Işık temasında vitamin özelliğini kaybeder. Riboflavin gözün ve derinin sağlığı için çok önemli bir vitamindir. Yetmezliğinde gözde yanma ve kaşınma, ışığa hassasiyet, korneada vaskülarizasyon (damarlanma), yaygın seboreik dermatit, keylozis ve glossit oluşur. Riboflavinin en zengin kaynakları; et, süt, ve yumurta gibi hayvansal protein kaynağı yiyeceklerdir. Yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve maya da iyi kaynakları arasında yer almaktadır.

SONUÇ OLARAK

 Beslenmenin göz sağlığı üzerinde göz ardı edilmeyecek bir etkisi olmaktadır. Göz kasları, sinirleri, müköz membranları ve görme olayı kişinin beslenme durumundan etkilenmektedir.

 Kişinin gözünün karanlık ortama adaptasyonu özellikle de A vitaminini yeterli alması ile
yakından ilişkilidir. A vitamini yetersizliğinde keratomalasi, kseroz, Bitot Lekesi ve
Kseroftalmi oluşabilirken, riboflavin yetersizliği korneada damarlanma, konjonktivit,
fotofobi, gözlerde yanma ve kaşınmaya neden oluşturabilmektedir.

 Pridoksin (B6 Vitamini) yetersizliğinde angular blefarit ve konjonktivit oluşur. Esansiyel olan amino asitler, C vitamini ve niasin, göz lenslerinin sağlığını ve bütünlüğünü korurlar. Son yıllarda n-3 yağ asitlerinden dokozahegzaenoik (DHA) asidin de retinada önemli
miktarlarda bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durum, göz sağlığı ile ilişkili olduğunu düşündürmektedir.

 Yaşlılarda diyete antioksidan vitaminlerin (Vitamin E, C ve Beta Karoten) ilave
edilmesinin yaşlılığa bağlı katarakt riskini azalttığı bildirilmektedir.

TAYLAN KÜMELİ
GAZETE HABERTURK- HT MAGAZİN

 

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1638 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim