• BIST 107.324
  • Altın 143,294
  • Dolar 3,5602
  • Euro 4,1499
  • Ankara 25 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Bursa 28 °C
  • Antalya 33 °C
  • İzmir 32 °C

Kışın eve kapanmak reflü nedeni!

Kışın eve kapanmak reflü nedeni!
Havaların soğumasıyla birlikte evde geçirilen sürenin artması ve yeme alışkanlıklarının değişmesi mide rahatsızlıklarına neden oluyor. Prof. Dr. Songür; aşırı portakal tüketiminin, abur cuburların ve sigaranın reflüyü tetiklediğini söylüyor

Göğüste yanma, ağıza acı-ekşi su gelmesi gibi belirtilerle kendini gösteren reflüye; kış aylarında TV karşısında fazla zaman geçirilmesi ve dolayısıyla fazla abur cubur tüketilmesi nedeniyle sık rastlanıyor. Memorial Şişli Hastanesi Gastroentroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Yıldıran Songür, kış aylarında mideyi koruyacak önerilerde bulundu:

NE YEDİĞİN DEĞİL NE ZAMAN YEDİĞİN ÖNEMLİ
Kış mevsiminin gelmesiyle havalar daha erken kararıyor. Akşam sofraları, yaza göre daha erken kuruluyor ve dolayısıyla sofradan daha erken bir saatte kalkılıyor. Ancak yemek ile yatmanın arasındaki süre arttıkça, kişi tekrar acıkıyor ve çerez gibi yağlı yiyeceklere yöneliyor. Bu aylarda enerjiyi yüksek tutmak için daha yağlı ve şekerli gıdalara eğilim artıyor. Bu durum, kış aylarında reflü şikayetlerini de beraberinde getiriyor. Reflü tedavisinde; kişinin yaşam tarzını değiştirmesi gerekiyor. Ne yediğinden ziyade ne zaman ve ne kadar yediği çok daha önemlidir.

HAREKETSİZ KALINCA KARACİĞER YAĞLANIYOR
Kış aylarında daha çok kapalı alanlarda kalma isteği, kişiyi hareketsiz bir yaşama itiyor. Gereğinden fazla meyve ve abur cubur yiyip daha hareketsiz olmak, kilonun artmasına da neden oluyor. Bu arada metabolizma kış mevsiminde yaza göre daha az çalıştığından, kilo alma hızı da artıyor. Bunun sonucunda bel çevresi genişliyor ve karaciğerde yağlanma başlıyor. Reflü şikayetleri de artan kilo ile birlikte kendini daha fazla hissettiriyor.

AŞIRI PORTAKAL TÜKETİMİ MİDEDE SORUN YARATIR
Kışın bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde ve enfeksiyonlara karşı dirençli olmada C vitaminin önemi büyüktür. Bu vitamin, portakal veya portakal suyu tüketilerek alınmalıdır. Ancak aşırıya kaçılması, mide sorunlarına ve reflüye neden olabilir.

KIŞIN KABIZLIK ŞİKAYETİ ARTIYOR
Kışın kabızlık sorunu yaşayan hastaların sayısında ciddi oranda artış gözleniyor. Kabızlık yaşamamanız için aşağıdaki üç soruya tatminkâr bir cevap vermeniz gerekiyor:
1. Yeteri kadar su içiyor muyum?
2. Yeteri kadar hareket ediyor muyum?
3. Yeteri kadar lifli gıdalar alıyor muyum?

SİGARADAKİ NİKOTİN MİDE ASİDİNİ ARTIRIR
Kış aylarında midenizi korumak için yemek öğünlerinizi aksatmayın. Sabah erken saatte kahvaltı ile güne başlamak ve günde dört öğün tüketmek, mide sağlığı için çok önemlidir.
Özellikle akşam yemeklerinde midenizi tıka basa doldurmamaya özen göstermelisiniz. Çünkü kışın daha az hareket edildiği için daha az besin yakılıyor.

SAKIZ REFLÜYÜ ŞİDDETLENDİRİR
Yemeğinizi yatmadan en az iki-üç saat önce yemeye çalışın.
Sakız çiğnemekten kaçının çünkü hava yuttuğunuz için reflüye sebep olabilir.
Sigara içmeyin! Nikotin, yutma borusunun alt ucunu gevşetip mide asidini artırır.
Akşam yemeğinden sonra fazla yağlı ve şekerli atıştırmalıklar tüketmeyin.

HASTALANMAMAK İÇİN BOL SU İÇİN
Kış aylarında günlük aktiviteler yaza göre oldukça azalıyor, yediklerimiz ise bir o kadar artıyor. Bunun yanında sağlıksız beslenme nedeniyle vücut direnci düşüyor, vücudu hastalıklar bırakmıyor. Ancak doğru ve sağlıklı beslenmeyle ve bol su içerek; kışı hem kilo almadan, hem de hastalıklarla boğuşmadan geçirmek mümkün.

ZEYTİNYAĞINI YEMEĞİN PİŞMESİNE YAKIN EKLEYİN!
Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Şefika Aydın Selçuk, kış aylarında nasıl beslenmemiz gerektiği konusunda bilgi verdi:
Mevsiminde tüketilen sebze, daha fazla vitamin ve mineral alımı demektir. Karnabahar, lahana, brokoli, kereviz, pırasa, havuç ve ıspanak yemek, sizi kış hastalıklarından koruyacaktır.

HAFTADA 2-3 KEZ BALIK YİYİN
Güneş ışınlarının D vitaminini oluşturma etkisinin azaldığı kış günlerinde, D vitaminli besinlerin tüketilmesi önemlidir. En zengin D vitamini kaynakları balık, süt, yoğurt, tereyağı, yumurta ve peynirdir. Somon, ton, ringa, uskumru D vitamini açısından zengindir. Haftada iki-üç gün balık tüketimi bağışıklık sistemini güçlendirir. Günde 15 dakika güneşlenmek de yararlı.
Sebze yemekleri zeytinyağlı veya etli pişirilebilir. Ancak sebzelerin pişirilme süresi mümkün olduğunca kısa olmalıdır. Zeytinyağlılar; tüm sebzeler çiğ olarak konulduktan sonra kısık ateşte, çok karıştırılmadan, kaşık kullanılmadan ve kapağı sık sık açılmadan hazırlanmalıdır. Soğan ve zeytinyağının kavrulması vitamin kaybına ve kanserojen öğelerin oluşmasına neden olabilir. Zeytinyağı yemeğe pişmeye yakın eklenmelidir.

Düzenli olarak meyve tüketilmelidir ancak kuru meyve yerine taze meyve daha yararlıdır. Günde üç porsiyon meyve tüketilmesi gerekir. Portakal, kivi, mandalina, armut, elma, greyfurt, nar, muz ve ayva bu ayların vazgeçilmezi olmalıdır.

 

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1650 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim