• BIST 89.109
  • Altın 146,701
  • Dolar 3,6410
  • Euro 3,9269
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Bursa 11 °C
  • Antalya 19 °C
  • İzmir 14 °C

Selülit hormonlardan kaynaklanıyor

Selülit hormonlardan kaynaklanıyor
Plaj sezonu için geri sayım başlarken, kadınları fazla kilolardan ve selülitlerden kurtulma telaşı aldı.

Selülit Avrupalı doktorlar tarafından ilk kez 19. yüzyılda keşfedildi. O yıllardan bugünlere kadar selülitin ne olduğu ve tedavisiyle ilgili pek çok çalışma yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.

Selülitin ortaya çıkmasındaki temel nedenin hormonlar olduğunu biliyoruz artık. Aslında erkeklerin selülitlerinin olmayışının temel nedeni de vücutlarında kadınlara oranla daha az östrojen hormonu bulunmasıdır. Diğer bir faktör de kalıtım. Annenizde selülit varsa sizde de olma olasılığı yüksektir. Bu hormonal ve kalıtımsal faktörler, bazı bölgelerdeki dermisin daha kolay zarar görmesine neden olur.

Selülitli bölgelerdeki dermis altı yağ hücreleri deri yüzeyine daha yakındır çünkü dermis hasar görmüştür. Dermis bu hasara dayanmaya çalışırken su kaybeder ve güçsüzleşir. Sonuçta parçalandığında dermis altı yağlar yukarı doğru yol almaya başlar.

Epidermis güçsüz ve susuzsa incelir ve selülit yüzeyden görülebilir bir hal alır. Selülit ve çatlaklardan kurtulmak için yağları yakmaya değil, dermis ve epidermisi onarmaya odaklanmak gerekiyor. Bu yüzden hem dışardan sürülen kremler, hem mezoterapi gibi özel bakımlar, hem de bağ dokularını güçlendiren ürünler selülit tedavisinde önem taşıyor.

Dışarıdan kullandığımız ürünler, cildin yüzeyini pürüzsüzleştirmek, sıkılaştırmak ve gerginleştirmek için yardımcı görevini üstleniyor. Ancak, selülit cildin orta tabakasının sıkılığını kaybetmesinden dolayı meydana gelen bir sorun olduğu için en etkili çözüm bu bölgeyi dışarıdan onarırken içeriden de desteklemektir. Zaten artık dermis ve epidermisi onarmak için geliştirilen kozmetik ürünlerin yanında içten destekleyici bakımlar da oldukça fazlalaştı. Ayrıca cilt bakım merkezlerinde selülite özel olarak geliştirilen çeşitli tedavi yöntemleri de var.
 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 992 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim