• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Bursa 14 °C
  • Antalya 17 °C
  • İzmir 16 °C

Şizofreniye sevgiyle tedavi!

Şizofreniye sevgiyle tedavi!
Tehlikeli olduğu düşüncesi ile toplumda dışlanan şizofreni hastaları, grup eğitimleri ve sanat faaliyetleri ile yeniden topluma kazandırılıyor.

ZİYNETİ KOCABIYIK

Hayal ve gerçekler arasında sıkışıp kalıyorum bazen... Artık böyleyim ben... Biraz güvensiz, biraz hissiz, biraz kimsesiz ama çokça sessiz... Tepkisiz ve çok şeye karşı isteksiz...

Bunlar bir şizofreni hastasının tam da hastalığını tanımlayan sözleri...

Şizofreni, genç yaşta başlayan, insanın giderek kişilerarası ilişkilerden ve gerçeklerden uzaklaşarak içine kapandığı; düşünüş, duyuş ve davranışlarda önemli bozuklukların görüldüğü ağır bir ruhsal hastalık. Yapılan araştırmalar toplumda görülme sıklığının binde 5 olduğunu ortaya koyuyor. Son derece yaygın bir hastalık olan şizofreni, Ortaçağ Avrupa'sında bir akıl hastalığı olarak kabul edilmiş ve şizofreni hastaları, akıl almaz işkencelere maruz bırakılmış. O dönemde, kafataslarının delinmesinden, gemilere doldurulup açık denizlere bırakılmaya kadar bir dizi kötü uygulamaya tabi tutulan hastalar, depo hastaneler denilen, gözden uzakta, kendilerine ve topluma zarar vermeyecekleri noktalarda toplanmışlar. Akıl hastalıklarının da bir hastalık olarak kabul edilmesi ile birlikte, 'toplum temelli psikiyatri sistemi' adı verilen tedavi uygulamasına geçilmiş ve tehlikeli olduğu düşüncesi ile toplum dışına atılan şizofreni hastaları, bütün hayatlarını geçirecekleri hastaneler yerine 'gündüz hastaneleri'nde tedavi edilmeye başlamış.

İLK GÜNDÜZ HASTANESİ

Avrupa'da 1960'lı yıllarda başlayan toplum temelli tedavi, ülkemizde ilk defa 2006 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi (BRSHH) de uygulamaya geçmiş. Türkiye'nin ağır ruhsal hastalığı olanlara yönelik kurulmuş ilk ve en geniş kapsamlı gündüz bakım veren kurumu olan BRSHH Gündüz Hastanesi, bugün tıbbi tedavinin yanında sosyal rehabilitasyonla da hastaların hayata tutunmasını sağlıyor. Hastaneye çoğunlukla ilaç tedavisini reddeden, hastalığın etkileri sebebiyle toplumdan izole yaşayan, başta temizlik olmak üzere öz bakımlarını gerçekleştiremeyen, kimi zaman da çevreleri için tehlikeli oldukları düşünülen şizofreni ve atipik bozukluk ruhsal hastalıkları olanlar kabul ediliyor. Gündüz hastanesinde verilen psikososyal eğitimle, daha önce odalara kapatılan ya da sokaklarda başıboş dolaşan hastalar neredeyse 'normal'leşerek, çalışabilecek hale geliyorlar.

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Gündüz Hastanesi'ne kayıtlı 800 hasta bulunduğunu ve günde 80-100 hastanın hizmetlerden yararlandığını söyleyen Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Erhan Kurt, "2009 yılında çıkarılan yasa ile yurt çapında Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri açıldı ve buralarda toplum temelli tedavi yapılmaya başlandı. Ancak BRSHH Gündüz Hastanesi hem kapasite hem de eğitim çeşitliliği açısından en geniş kapsamlı olanı. Batıda da örnekleri olan gündüz hastanesinde hem medikal tedavileri yapılıyor hem de psikososyal tedaviler, kabiliyetlerine göre hastaların kendi seçtikleri atölyeler, ortam tedavisi gibi çoklu tedavi uygulamaları gerçekleştiriliyor" dedi.

AİLEYE DE EĞİTİM VERİLİYOR

Gündüz hastanesi, birebir uygulamanın yapıldığı, hastaların tedavilerinin yanında bütün problemleriyle ilgilenildiği bir okul adeta. Belirli bir saatte evlerine giden hastalar gün içinde grup eğitimlerine katılarak hastalıkları, hastalıklarının belirtileri, kullandıkları ilaçlar, bunların yan etkileri hakkında bilgi alıyorlar. 14 hafta süren bu psikoeğitim gruplarında, aynı zamanda diğer hastaların problemlerini de dinledikleri için yalnız olmadıklarını anlıyorlar. Psiko-eğitimlerin hastanın tedaviye uyumunu arttırdığını ve ilaç içmek istemeyen hastaların tedaviyi kabul etmelerini sağladığını söyleyen BRSHH Gündüz Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi Koordinatörü Uzm. Dr. Mehtap Arslan Delice "Aynı eğitimi hastaların ailelerine de veriyoruz. Böylece hastaları ve bazı davranışlarını neden yaptıklarını daha iyi anladıklarında, onlarla daha iyi iletişim kurabiliyorlar. Örneğin çoğunlukla aileler 'Eli ayağı tutuyor ama kendini odaya kapatıyor. Tembellikten yapıyor' diye şikayet ederler. Bu eğitimler sayesinde bunun bir hastalık olduğunu ve hastaya nasıl yaklaşmaları gerektiğini öğreniyorlar" dedi. Aynı zamanda her hastanın bir bireysel danışmanı olduğunu söyleyen Dr. Delice, "Merkezde çalışan hemşire veya psikolog arkadaşlardan oluşan danışmanlar, hastalarla haftada 1 veya 2 kez olmak üzere görüşmeler yapıyor. Bu görüşmelerde hastanın hastalığına bağlı olarak kaybettikleri yetilerden tutun da ilaç uyumunun bozulmasına kadar, ele alınıyor ve çalışılıyor. Bu zorluklarla baş etme yöntemleri öğretiliyor. Gerektiğinde doğrudan destek veriliyor. Örneğin bir sağlık problemi varsa onun için randevu alınıyor. Öz bakım ihtiyacı varsa, giyimine kuşamına dikkat edemiyorsa bu konuda destek veriliyor" diye açıkladı.

MESLEK DE EDİNİYORLAR

Gündüz hastanesinin en önemli faaliyet alanlarından birinin de atölyeler olduğunu söyleyen Dr. Delice, hastaların birebir eğitimlerle veya açık grup eğitimlerinde öğrendiklerini resim, müzik, dikiş, spor atölyelerinde uygulama imkanı bulduklarını belirterek, "Şizofreni veya atipik bozukluk gibi ağır ruhsal hastalıklarda, hastalığa veya kullanılan ilaçların yan etkilerine bağlı olarak, dikkat, konsantrasyon, hafıza, motor becerileri, vücut duruşu gibi konularda hastanın bir sürü kayıpları oluyor. Atölyelerde hastanın da tercih ettiği bir konuda, kaybettiği yeteneklerini geri kazandırmaya yönelik çalışmalar yapılıyor. Örneğin, kullandıkları ilaçlar sebebiyle fiziksel hareket kısıtlamalarına maruz kalan hastalar spor ve halk oyunları atölyesinden faydalanıyorlar. Bütün atölye çalışmaları hastaların gözle görülür bir iyileşme kaydetmesine sebep oluyor. Hattabazıları meslek sahibi oluyor" dedi.

Bireysel danışmanlık görüşmelerinde mesafe kat etmiş, psiko-eğitim grubundan, atölyelerden geçmiş hastaların bir sonraki aşaması gündüz hastanesinin belirli bölümlerinde çalışmak oluyor. Hastanenin kafetarya, mutfak, bahçe ya da kütüphanesinde çalışan hastalar, bu şekilde gerçek hayattaki çalışma düzenine alıştırılıyorlar. Gündüz hastanesindeki faaliyetler sayesinde 3-4 yıl içerisinde 200 hastanın özel sektörde işe girdiğini söyleyen Dr. Delice, "Bu durum ağır ruhsal hastalıkları olanlar için son derece büyük bir ilerlemedir. Evinde odasına kapatılmış artık ailesinin bile ilgilenmediği hastalar, buradan aldıkları eğitimlerle, 'normale yakın' bir hale geliyorlar. İş hayatına atıldıklarında da onlarla irtibatımızı koparmıyoruz. Devamlı yöneticileri ile iletişim halinde kalarak problemlerini takip ediyoruz. Yöneticilerinin ve arkadaşlarının onlarla nasıl ilişki kurmaları gerektiği konusunda destek veriyoruz" dedi.

Ürettiklerini sergilediler

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Gündüz Hastanesi atölyelerinde tedavi kapsamında yapılan çalışmalar 9. Bahar Şenliği'nde sergilendi. Bir yıl boyunca atölyelerde dikilen kıyafetler, yapılan resimler, çini çalışmaları, folklor ve spor çalışmaları hastaların ve hasta yakınlarının katıldığı festivalde görücüye çıktı. BRSHH Başhekimi Doç. Dr. Erhan Kurt, toplum temelli tedavi veren merkezlerin hastalığın gidişatında olumlu etkiler yaptığını belirterek " Festivali düzenlemekteki amacımız ise şizofreni hastalarının da herkes gibi olduğunu topluma göstermek ve damgalanma ile mücadele etmektir. Doğru yöntemler uygulandığında bu insanların da yapabildiklerinin en iyisini yaparak normale yakın bir performans sergileyebildiklerini topluma göstermektir" dedi.

MEŞGULİYET RUHA İYİ GELİYOR

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Gündüz Hastanesi'nin atölyelerine devam eden hastalar, tıbbi tedavilerinin yanı sıra katıldıkları resim, dikiş, spor ve müzik faaliyetleri sayesinde önemli ilerlemeler gösteriyorlar. Merkezin müdürü Dr. Mehtap Arslan Delice ve resim öğretmeni Mustafa Ada bazı hastaların bu şekilde meslek sahibi olduğunu söylüyor.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 3154 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şizofreniye sevgiyle tedavi!11 Haziran 2015 Perşembe 17:04
  • Bonzai şizofren yapıyor03 Kasım 2014 Pazartesi 07:50
  • Şizofreni dünyada kaç kişiyi etkiliyor?16 Ekim 2014 Perşembe 17:02
  • Şizofreniye 'bal' gibi tedavi16 Ekim 2014 Perşembe 15:58
  • Şizofrenide "damgalanma" tedavi başarısını düşürüyor09 Ekim 2014 Perşembe 14:36
  • Şizofreni araştırmalarında yeni gelişme23 Temmuz 2014 Çarşamba 14:23
  • Şizofreniye milli çözüm13 Haziran 2014 Cuma 10:23
  • Beykoz'da TRSM açılıyor!14 Ocak 2014 Salı 12:19
  • Şizofreni nasıl tedavi ediliyor?12 Aralık 2013 Perşembe 15:13
  • Şizofreni hakkında doğru bilinen yanlışlar07 Aralık 2013 Cumartesi 11:15
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim