• BIST 83.217
  • Altın 147,255
  • Dolar 3,7734
  • Euro 4,0515
  • Ankara -3 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Bursa 3 °C
  • Antalya 9 °C
  • İzmir 3 °C

Temizlik takıntısı işten atılmaya bile sebep olabiliyor

Temizlik takıntısı işten atılmaya bile sebep olabiliyor
Kirlenme korkusuyla, temizliğe ayırdığı zaman yüzünden işini kaybetme noktasına gelen hastalar bile olabilir.

Bazı ağır vakalarda yıkama ritüeli son derece ciddi boyutlara varır, kişi evden çıkamaz hale gelir.

Humanite Psikiyatri Uzmanı Dr. Öznur Oran, temizlik takıntıları ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı.

Temizlik takıntısı nasıl ortaya çıkar?
OKB hastalarında en yaygın olan kaygı (özellikle kompulsif yıkama veya temizlenme ritüelleri olanlarda) kirlenme korkusudur. Kirlenme korkusunun OKB hastaları arasında yüzde 55-58 oranında görüldüğü düşünülmektedir. Daha çok mikrop ve hastalıkla ilgilidir, bazı kirlenme korkuları kötü kokmayı da içermektedir. Böylesi obsesyonları olan hastalar, ilgili durum veya uyarıcılardan kaçınmaya çalışırlar. (Umumi tuvaletleri kullanmama, çöp kutularından uzak durma vb.) Korkulan durum ya da uyarıcıların engellenememesi halinde, gerçek ya da hayali temas halinden sonra temizlenme ritüelleri baş göstermektedir. Kirlenmeye yol açtığı düşünülen nesne ya da durumla karşılaşmayı önlemek amacıyla anlamsız kontrol davranışları da görülmektedir.

NEDENİ BASTIRILAN DÜRTÜLER
Belirtileri nelerdir?
Hastalarda bulaştırıcı olduğu düşünülen nesnelerden kaçınma ve belirgin bir kaygı hali vardır. Kaçınmaları gerektiğini düşündükleri nesneler arasında dışkı, idrar ve toz sayılabilir. Aşırı el yıkama nedeniyle derileri soyulabilir ya da kaçınma nedeniyle evlerinden çıkamazlar. Hastalar, davranışlarının akılcı olduğunu savunurlar. Hastaların bir kısmı bulaşma düşüncesiyle, bir kısmı da bulaşma sonucu kendisinde ortaya çıkacak zarar ile uğraşıp durur.

Peki çocukluk deneyimleri ile ilişkisi var mı?
Biyolojik çalışmaların hızlanmasından önce OKB'nin psikolojik etkenlerle ortaya çıktığı daha genel bir kanıydı. Günümüzde OKB'nin psikolojik ve biyolojik pek çok nedenin biraraya gelmesiyle oluşan karmaşık bir tablo olduğuna inanılır. Psikanalitik kurama göre çözülmemiş karmaşalardan ortaya çıkan anksiyete, OKB'nin dinamiğinde yer alır. Yani bastırılan dürtülerin ortaya çıkmaması için kişi daha ciddi önlemler alır.

DETERJANLA TEMİZLENENLER VAR!
Sosyal hayatı ve iş yaşamını nasıl etkiliyor?
Obsesyon ve kompulsiyonlar ne kadar canlı ve dayanılmaz olursa olsun, kişi bu durumun saçma ve gerçek dışı olduğunun farkındadır. Kişi, kirlenme korkusu nedeniyle bulaşık deterjanı kullanarak temizlenmeye çalışabilir. Temizliğe ayırdığı zaman yüzünden işini kaybetme noktasına gelen hastalar vardır. Bazı ağır vakalarda yıkama ritüeli son derece ciddi boyutlara varabilir, kişi evden çıkamaz hale bile gelebilir.

TEMİZLİĞİ TÖREN GİBİ YAPARLAR!
Takıntıdan kurtulmak için neler yapıyorlar?
Temizlik takıntısı, pis olduğu düşünülen ya da pis bir şeyle teması olduğu varsayılan uyaranlardan kaçınmayı doğurur. Törensel bir şekilde yıkanma, el yıkama ve diş fırçalama görülür. Ev eşyalarını ve bahçeyi temizlemek için aşırı zaman harcarlar.

Rahatsızlık fiziksel sorunları da tetikliyor mu?
Tabii. Hastaların, kompulsiyonları fiziksel rahatsızlığa yol açabilecek kadar ciddi olabilir. Hastalık kapma korkusu OKB'li kişiyi esir alarak hastalığı davet eden fiziksel sorunların oluşmasına neden olabilir.

Hastalık takıntısının belirtileri neler?
Bulaşmaktan ötürü hastalanma (AIDS, hepatit vb.) ile ilgili belirgin kaygı ve sıkıntı, bu korkuyla ilgili yineleyici düşünceler vardır. Kişi, bu korkularına önem vermemeye çalışır. Bunları kendi zihninin ürünü olarak görür; fakat başaramaz. Başka eylemlerle bu korkuları etkisizleştirmeye çalışır.

YAŞAMINI TAKINTIYLA GEÇİRENLER ANLATTI
Zeytinyağına asla dokunamıyorum
Z.T- 32 yaşında, kadın hasta
"Sıkıntılıydım. Hiç yerimde duramıyordum. 15 yaşında mide kanseri tanısıyla annemin vefatı, 20'li yaşlarda evlilik ve 24 yaşında babamın vefatıyla hayatım alt-üst oldu. Hamileliğimin ardından temizlik takıntımda artış oldu. Zeytinyağına dokunamıyorum. Yiyecek ve temizlik alışverişlerini ayrı ayrı yerlerden yapıyorum. Markette yağ reyonuna gitmek, yağ reyonunun yanındaki reyondan bir şeyler almak bile üzerimdeki giysileri değiştirmeme neden oluyor."

Hayat benim için işkence gibi
S.D.-42 yaşında, erkek hasta
"Temizlik takıntım var, hiç boş zamanım yok. Sürekli evimi, ofisimi düzenliyorum. Biri, eşyalarımı dağıtacak diye odamın kapısını kilitliyorum. Şikayetlerim ilkokul döneminden sonra başladı. İlkokulda çantam çalınmıştı, sonra eşyalarım çalınacak diye kontrol etmeye başladım. Şimdi evden çıkamaz hale geldim. Tüm günüm evde geçiyor. Hayat benim için işkence gibi..."

Banyodan ancak iki saatte çıkıyorum
G.M.-34 yaşında, erkek hasta
"Sabaha kadar uyuyamıyorum. Saçı dökülen insanlara irrite oluyorum. Son dönemde haftada bir yıkanmaya başladım. Çünkü; banyoya girdiğimde en erken iki saatte çıkabiliyorum. Sürekli bir yerlerimin kirli kaldığı düşüncesine kapılıyorum. Evin içerisinde hiçbir yere dokunmamak için robot gibi ya da hareket etmeden duruyorum. Eve kimseyi kabul etmiyorum, insanlarla tokalaşmıyorum. Ev telefonuyla değil, yalnızca cep telefonumla görüşebiliyorum."

Ütüyü çantamda işe götürdüm
A.P.- 45 yaşında, kadın hasta
"Her şeyi kontrol etmekten bir türlü evden çıkamıyorum. Bu nedenle işe geç kalıyorum. Sürekli şefimden uyarı alıyorum. Bütün kapıları, pencereleri açıp kapatarak emin olmaya çalışıyorum. Bütün prizlerdeki fişleri çekiyorum, elektrik düğmelerini kontrol ediyorum. Son zamanlarda ütüye takmış durumdayım. Sonunda ütüyü çantamda işe götürerek rahatladım."

AHLAK SİSTEMİ ÇÖKER
Hastalık hastası olanlarda hangi psikiyatrik sorunlar daha sık görülüyor?
Major depresif bozukluk, obsesif kompulsif kişilik bozukluğu, hipokondriazis, vucüt dismorfik bozukluğu ve dürtü kontrol bozuklukları birlikte görülebilen diğer psikiyatrik durumlardır.

Cinsel takıntılar neler?
Obsesyonlar bazen kişinin ahlak sistemini ve değerlerini etkileyecek şiddette, kişi tarafından kabul edilemez nitelikte (birisine istemediği halde cinsel amaçlı dokunmak, tacizde bulunmak gibi...) olabilir. Cinsel uyanma var mı yok mu diye birinin bedenindeki değişiklikleri araştırmak, eşcinsel olup olmadığına dair devamlı sorular sormak görülebilen takıntılardır.

OKB İKİ YAŞINDA BAŞLAR
Cinsel bağımlılık hangi yaş aralığında görülüyor?
Etkilenen kişilerin yaklaşık 2/3'ünde belirtiler, 25 yaşından önce başlar. Yüzde 15'ten azında belirtilerin başlama yaşı 35 sonrasıdır. OKB başlangıcı, ergenlik veya çocuklukta görülebilir ve bazı vakalarda iki yaş gibi erken de olabilir.

Kimler risk altında?
Kişinin iş ya da özel yaşamında zorlandığı dönemlerde belirtilerde alevlenmeler görülebilir. İlk kez evden ayrılma, gebelik, çocuk doğurma, kişinin yaşamındaki sorumlulukların artması gibi önemli yaşam olayları belirtilerin başlamasına ya da artmasına yol açabilir.

Nasıl tedavi ediliyor?
Yapılan çalışmalar, depresif ve diğer mental bozuklukların tedavisinde kullanılan ilaçların ve terapilerin yararlı olduğunu kanıtladı.

ESRA TÜZÜN

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Bu haber toplam 4080 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim