• BIST 109.330
  • Altın 155,622
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Bursa 14 °C
  • Antalya 13 °C
  • İzmir 15 °C

Vücudunun verdiği sinyalleri es geçme

Vücudunun verdiği sinyalleri es geçme
"Bol su iç, tatlılardan uzak dur, uykusuz kalma..." Uzmanlar vücudun verdiği sinyallere göre sürekli bir şeyler öneriyor. Elbette tüm bunların mantıklı birer açıklaması var.

"Bol su iç, tatlılardan uzak dur, uykusuz kalma..." Uzmanlar vücudun verdiği sinyallere göre sürekli bir şeyler öneriyor. Elbette tüm bunların mantıklı birer açıklaması var. Uzmanların bilimsel araştırmalar ışığında verdikleri bilgileri dikkate alarak sağlıklı bir hayat sürebilirsiniz.

Günün yoğun akışı içinde su içmeyi unutup, iş uğruna uyku saatlerinden fedakarlık ediyor ve stresi hayatınızın bir parçası haline getiriyorsunuz. Nasıl olduğunu tam olarak bilemeseniz de, tüm bu zararlı alışkanlıklar metabolizmanızı ciddi şekilde etkiliyor ve bedeniniz size yardım çağrıları göndermeye başlıyor. Ondan gelen, hatta zaman zaman birer acil çağrıya dönüşen bu sinyallere kulak vermemek ise çok daha ciddi hastalıklara zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle uzmanlar çeşitli eylemler sırasında vücutta yaşanan değişikliklerin farkında olmak gerektiğini söylüyorlar.

HER ŞEYİ KAFANIZA TAKARSANIZ...
'Kendini yiyip bitirmek' deyişini duymuşsunuzdur. Bu sadece mecazi anlamda kullanılan bir cümle değil, gerçekte de doğru olabiliyormuş! Avustralya'da yapılan bir araştırmaya göre; Avustralyalılar'ın yüzde 41'i son derece sağlıksız bir şekilde, normalden daha fazla strese maruz kalıyor. Bu nedenle daha kolay hastalanıyorlar. Uzmanlara göre endişe, kaygı ve stres hem ruh hem de beden sağlığını tehdit eden unsurların en başında geliyor. Stres nedeniyle salgılanan adrenalin seviyesinde ciddi bir artış oluyor. Bu artışla beden 'ya savaş ya kaç' durumuna geçiyor. Bu, metabolizmanın sadece çok kısa bir süre için tolere edebileceği bir durum ve bu sürecin uzaması çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Öncelikle duygusal sağlığınız etkileniyor elbette; kendinizi huzursuz, sıkıntılı, kaygılı, gergin ve daha kötüsü adeta bir alarm durumunda hissediyorsunuz. Normale kıyasla çok daha kolay soğuk algınlığına yakalanmak, yüksek tansiyon ve mide ağrısı stres nedeniyle ortaya çıkan başlıca hastalıklar. Peki, stresle savaşmanın en kolay yolu ne? Bu soruyu yönelttiğimiz uzmanlar, her bir bireyin kendine has 'ideal stressavar'ları olduğunu anlatıyor. Önemli olansa sizinkinin hangisi olduğunu bulmak. Kendinizi dinleyin; ne zaman daha rahatlamış ve huzurlu hissediyorsunuz? Egzersizden sonra mı, bir arkadaşınızla dertleştiğinizde mi, yoksa bir uzmandan tavsiye alarak mı? Bu yol her neyse ona daha çok başvurun ve mutlaka rahatlamaya çalışın.

YETERİ KADAR SU İÇMEZSENİZ…
Çoğu zaman en önemli yaşam kaynağımızın su olduğunu unutuyoruz. Neyse ki, yüzde 70'i sudan oluşan bedenimiz bunu bize hatırlatacak bir sisteme sahip: Elbette susamak! Hem beyinde hem de böbreklerde, vücuttaki su miktarını kontrol eden bir takım dedektörler bulunuyor ve bir dehidrasyon, yani susuz kalma durumunda sizi uyarıyorlar. Eğer susuzluk yine de giderilmezse sadece susuz değil aynı zamanda halsiz hissediyoruz.

TOPUKLUDAN VAZGEÇMEZSENİZ…
Sürekli yüksek topuklu giyme ve sık sık alkol alma gibi alışkanlıklar da bacaklardaki kılcal damarların çatlamasına ve doku içine bir miktar kan sızmasına yol açabiliyor. Bunun sonucunda özellikle alt bacaklarda kolaylıkla morluklar ortaya çıkabiliyor, çünkü bu bölgelerdeki yağ dokusu çok yoğun değil. Siz de bu sızan kanı, fazla yağ dokusu içermeyen bölgelerde morluklar olarak gözlemliyorsunuz. Ancak zamanla kan hücreleri dağılıyor, dokular iyileşiyor ve morluklar da yok oluyor. (Cosmopolitan dergisi)

YOYO DİYETLER YAPMAYA DEVAM EDERSENİZ...
* Çok sık ve yanlış tarzda yapılan diyetlerde hızla verilen kilolar, hızla geri alınıyor. Bu da sağlığınızı kaybetmenize sebep olabiliyor. Yoyo Sendromu'na yakalanmak, metabolizmadaki deformasyonunun yanında fiziksel ve psikolojik birçok sağlık sorununa neden olabilir.
* Vücut ağırlığınızla ilgili amacınız ne olursa olsun, yaşam boyu süren başarınız düşünce tarzınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmenize bağlı. Hayatınız boyunca kilonuzu sabit tutmada en önemli yol; olumlu davranış ve doğru motivasyondur.
* Vücudunuzda fazla kilo taşımak, sürekli kilo alıp vermekten daha az zararlı olabilir. Bu diyetler bazal metabolik hızınızın yavaşlamasına, yeme bozukluklarına ve zayıf bir özgüven oluşmasına sebep olabilir.
* Ayrıca bilimsel çalışmalar sürekli kilo alıp verme döngüsünün kalp hastalığı gibi ciddi sağlık problemlerine neden olduğunu gösteriyor. Tüm bu nedenlerden dolayı yoyo diyetlerden uzak durmalısınız.

PARTİ ZAMANI…
Birkaç kadeh içki içmek vücudu susuz bırakmak anlamına gelebiliyor. Alkollü içecekler gerçek birer diüretik, yani idrar söktürücü etkiye sahipler. Alkolün bu etkisiyle, dokularımızda ve organlarımızda bulunan ve onları besleyen su, atılmak üzere idrar kesesini boylayabiliyor! Alkolün diğer önemli bir zararı da, fermante olan toksik maddeler içermesi. Özellikle birkaç farklı içkiyi (bira, şarap, kokteyller) karıştırmak, vücudunuzun toksinlerle yüklenmesine neden olabiliyor.

YETERLİ UYKU ŞART...
İşlerin yoğun olduğu dönemlerde ihtiyaç duyulan zaman, çoğu kez uyku saatlerinden çalınarak elde ediliyor. Ancak bunun bedelinin sadece biraz yorgunluk olacağını düşünmek, büyük bir hata. Yeterli uykuyu alamamak, kalp-dolaşım ve bağışıklık başta olmak üzere bütün beden sağlığınız için ciddi bir tehdit unsuru. Hatta bir türlü veremediğiniz kiloların bile sorumlusu bu olabiliyor! Çünkü yetersiz uyku, vücut ritmini bozuyor ve metabolizma beslenme saatlerini bile şaşırabiliyor. Bu nedenle her zaman uykunuza özen göstermelisiniz.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1627 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • D vitaminini yeterli depolamanın 6 yolu23 Ağustos 2017 Çarşamba 08:00
  • Kaliteli uykunun sırrı karpuz çekirdeği ve kiraz06 Temmuz 2017 Perşembe 11:44
  • Arının ölüsü de şifa kaynağı28 Haziran 2017 Çarşamba 08:40
  • Islak çorapla uyumanın faydası22 Haziran 2017 Perşembe 14:17
  • Beş ayda 123 kişiye hayat verdiler21 Haziran 2017 Çarşamba 13:23
  • Yanlış havuz seçimi dış kulak yolu enfeksiyonu nedeni19 Haziran 2017 Pazartesi 12:39
  • "Görünmez katil" yüzünden her yıl 7 milyondan fazla kişi hayatını kaybediyor!08 Nisan 2017 Cumartesi 15:00
  • En iyi 6 doğal doktor14 Ocak 2017 Cumartesi 11:43
  • İşini sevmeyen hasta oluyor!15 Eylül 2016 Perşembe 18:32
  • Bağımlılık yaparsa işler çığrından çıkabilir18 Temmuz 2016 Pazartesi 10:20
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim