Yaz mevsiminin gelişiyle birlikte formda kalmak ve fazla kilolarından kurtulmak isteyen pek çok kişi; ağır kalori kısıtlamalarına, katı diyet listelerine ve yorucu egzersiz programlarına yöneliyor. Ancak beslenme bilimindeki son gelişmeler, sadece mutfaktaki sunum detaylarını değiştirerek de kilo yönetiminin zahmetsizce sağlanabileceğini ortaya koyuyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erdem, beslenme alışkanlıklarının yanı sıra tercih edilen tabak renklerinin porsiyon kontrolü üzerinde doğrudan belirleyici olduğunu ifade etti. Yemek yenilen tabakların rengini maviye dönüştürmenin iştahı doğal bir şekilde baskıladığını belirten Erdem, bu yöntemin temelinde insanlığın evrimsel geçmişinin ve görsel algı mekanizmalarının yattığını vurguladı.
Mavi Renk Evrimsel Olarak "Zehir" Algısı Oluşturuyor
Mavi rengin iştah üzerindeki azaltıcı etkisinin insanlık tarihine dayanan çok güçlü bir biyolojik arka planı olduğunu dile getiren Uzman Diyetisyen Ayşegül Akkaya Erdem, insanoğlunun evrimsel süreçte mavi ve mor gibi koyu renkleri doğadaki zehirli maddelerle bağdaştırdığını aktardı. Bu bilinçaltı kodlaması nedeniyle mavi rengin zihinde otomatik olarak porsiyonları küçültme dürtüsü uyandırdığını söyleyen Erdem, bir diğer önemli etkenin ise görsel kontrast olduğunu belirtti. Günlük beslenmede sıkça tüketilen pirinç, bulgur, buğday ve kırmızı-beyaz et gibi yüksek kalorili besinlerin renklerinin, mavi tabakla zıt bir kontrast oluşturduğunu ifade eden Erdem, bu zıtlık sayesinde yiyeceklerin tabakta olduğundan daha büyük göründüğünü, böylece kişinin porsiyonu görsel olarak daha hızlı kabullenip göz dolgunluğuna ulaştığını açıkladı.
Fast Food Zincirlerinin Tam Tersi Bir Strateji
Gıda sektörünün de renklerin insanlar üzerindeki bu psikolojik etkilerini yıllardır ticari bir strateji olarak kullandığını hatırlatan Uzman Diyetisyen Erdem, iştahı artırılan ve insanı sürekli yemek yemeye tetikleyen kırmızı, sarı ve turuncu gibi sıcak renklerin tesadüfen seçilmediğini, büyük fast food zincirlerinin dekorasyonlarında ve logolarında bu renklere özellikle yer verdiğini belirtti. Mavi tabak uygulamasının ise bu mekanizmayı tam tersine çeviren, hiçbir sağlık riski barındırmayan ve yan etkisi olmayan son derece güvenli bir yöntem olduğunu vurguladı. Doğru ve istikrarlı kullanımlarda günlük alınan kaloriyi yüzde 30'a kadar azalttığının bilimsel kayıtlara geçtiğini ifade eden Erdem, gelişim çağındaki bir çocuktan kronik kalp rahatsızlığı olan bir bireye kadar her yaş grubunun bu yöntemi gönül rahatlığıyla uygulayabileceğini sözlerine ekledi.
Klinik Çalışmalarda Danışanlardan Yoğun İlgi
Bu pratik yöntemi kendi klinik çalışmalarında da aktif olarak danışanlarına önermeye başladıklarını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erdem, aldıkları geri dönüşlerin son derece memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Sürecin belki de plasebo etkisi denilen psikolojik bir tatminden beslendiğini ancak sonuçların kilo verme sürecini gözle görülür şekilde kolaylaştırdığını söyleyen Erdem, zayıflamak ve porsiyonlarını doğal yollarla küçültmek isteyen pek çok danışanının artık mutfak raflarında mavi renkli tabaklara ağırlık vermeye başladığını belirtti. Sağlıklı ve kalıcı kilo kontrolü için katı yasaklar yerine bu tür fonksiyonel ve psikolojik yaklaşımların yaşam tarzı haline getirilmesinin çok daha sürdürülebilir olduğunu kaydetti.





















































