• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Bursa 22 °C
  • Antalya 29 °C
  • İzmir 25 °C

35 yaşından sonra aşk yok

35 yaşından sonra aşk yok
Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Kültegin Ögel'e göre, evli olan kadın ya da erkekte 35-40 yaşlarına geldiği zaman yaşadığı aşk ve sevgi azalıyor.

Bu yaşlarda hayatın durgunluk kazandığını söyleyen Öğel, para ve gücün bu yaşlarda mutluluk vermediğini anlattı.
Hedeflerin önemli bir kısmına bu dönemde ulaşıldığını anlatan Ögel, şöyle konuştu: "Şimdi sıra eksikliklerin giderilmesindedir. 35 -40 yaş arası özellikle duygusal alandaki eksikliklerin giderilmeye çalışıldığı dönemdir. Para, güç ve başka şeyler olsa da, sevgi eksik kalmış olabilir. Böyle bir eksiklik varsa ve çocuk bu yoksunluğu giderecekse, bu yaş çocuk sahibi olmak için ideal olabilir."

Evlendikten sonra ideal baba olma yaşının değiştiğini de söyleyen Ögel, bazı insanların kariyer basamaklarını hızla tırmanmayı hedeflediklerini ve ekonomik gücünü pekiştirmeye çalıştığını, bu sebeple de baba olmak istemediğini belirtti. Ögel, yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Modern çağın olumsuz getirisi olan yoğun koşuşturma da cabası. Hal böyle olunca, bebeklerin ilgiye en çok ihtiyaç duydukları zaman yeterince zaman kalmayabiliyor." Aslında baba olmanın belirgin bir zamanı olmadığını belirten
Ögel, sözlerine şöyle devam etti: "Toplumsal olarak değişebildiği gibi, kişiden kişiye de değişebiliyor. Günümüzde aslolan kişinin ruhsal yaşı. Diyelim ki erkeğin bulunduğu yaş öyle bir relatif noktadır ki nereye yakın olduğunu bilmek mümkün değildir. Kimi zaman bir genç, bir yaşlıdan ölüme daha yakındır. Bazen bir genç için yaşanmışlar, bir yaşlı için yaşanacaklar kadar önem arz eder. Bu durum göz önüne alındığında erkeklerin çocuğa kimi zaman yirmisinde, kimi zaman ellisinde hazır olduğunu söylemek mümkündür."

Yaş gruplarında oluşan duyguları da anlatan Ögel, 20-35 yaş grubunda erkeklerin genellikle hedeflerin peşinde koştuğunu, kariyerde üst noktalara gelmeyi, arabaya sahip olmayı ve gücü elde etmeye uğraştıklarını söyledi. Öğel, "Bu hedeflerden arasında çocuk sahibi olmak da varsa, o zaman bu yaşlar çocuk sahibi olmak için iyi yaş olarak kabul edilebilir. 35-40 yaş grubunda, hayat stabilite kazanır. Hedeflerin önemli bir kısmına ulaşılmış olur. Şimdi sıra eksikliklerin giderilmesindedir" dedi.
35 -40 yaş arası özellikle duygusal alandaki eksikliklerin giderilmeye çalışıldığı dönem olduğunu anlatan Ögel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Para, güç ve başka şeyler olsa da, sevgi eksik kalmış olabilir. Böyle bir eksiklik varsa ve çocuk bu yoksunluğu giderecekse, bu yaş çocuk sahibi olmak için ideal olabilir. 40-45 yaş grubunda 'Aman Allah. Ben ne yaptım' veya 'Eyvah gençlik treni kaçtı' kaygılarının yaşandığı yaşları oluşturur. Bu yaş grubundaki erkekler koşturmaktan yaşayamadıklarını düşünmeye başlar.

Eğer eksik kalan ve yaşanmamış şey çocuk ise, o zaman bu yaş çocuk yapmak için ideal olabilir. Çocuk yapmanın yaşı değil, hazır olma duygusu vardır."
Kişinin kendisini hazır hissetmediği bir sırada baba olmasını da değerlendiren Ögel, şöyle konuştu: "Aslında zamansız olan şeyler de bazen zamanlıdır. Belki zamansız olmuştur ama hiçbir sorun oluşturmaz ve her şey yolunda gider. Belki bize göre zamanı değildir ama aslında tam zamanıdır. Bu sebeple zamansız dediğimiz şeylerin gerçekten zamansız olup olmadığını zaman gösterir. Ön yargılı yaklaşmak ise sorun teşkil eder. Gerçekten kişi baba olmaya hazır değilse, o kişiyi bekleyen eksiklik duygusudur. Hem hayatını ve planladıklarını tam olarak gerçekleştirememek hem de babalığı tam yapamamak. Eksiklik duygusu da zaman içinde suçluluk duygusuna veya öfkeye dönüşebilir."

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 5960 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim