• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Bursa 5 °C
  • Antalya 11 °C
  • İzmir 7 °C

Yüzyılın beslenme trendi: Düşük yağ, düşük glisemik indeks

Yüzyılın beslenme trendi: Düşük yağ, düşük glisemik indeks
Geçtiğimiz temmuz ayında Stockholm'de dünya obezite kongresi yapıldı. Günümüzün vebası sayılan şişmanlık hastalığı ve önleme yolları masaya yatırıldı. Nerede ise her iki kişiden birinin ...

Geçtiğimiz temmuz ayında Stockholm'de dünya obezite kongresi yapıldı. Günümüzün vebası sayılan şişmanlık hastalığı ve önleme yolları masaya yatırıldı. Nerede ise her iki kişiden birinin sağlık sorunu olarak kabul edilen obeziteyle savaşta kişilerin beslenme eğitimi en önemli anahtar. İki noktaya dikkat ederek bu hastalığın oluşumunu ve gelişimini önlemek mümkün aslında. Bunlardan birincisi daha tok kalmanın yolunu bilmek. İnsan vücudu ana yakıt kaynağı olarak glikozu yani şekeri kullanır. Biz glikozu vücudumuza karbonhidrat türü yiyeceklerden alırız.

ŞEKER KULLANIMI
Bazı karbonhidratlar kan şekerini hızlı yükseltirler. Yani şeker yükü yüksek yiyeceklerdir. Buna Glisemik İndeksi yüksek besinler denir. Böyle bir besin tüketildiğinde, vücutta ani insülin salınımı olur. Hızlı salınan yüksek insülin ortamdaki şekeri kullanır. İkinci fazda hızlı kullanılan şeker ortadan kalktığı için hemen akabinde acıkma, şeker oranı yüksek yiyecekleri kişinin canının çekmesi, yemekten sonra halsizlik, bitkinlik gibi şikayetlerin ortaya çıkması ve bu bitkinlikle başa çıkabilmek için daha yüksek miktarda tekrar yemek durumu ortaya çıkabilir. Bu durumda kilo alımı kaçınılmaz olur.
O halde glisemik indeks kavramı iyi bilinirse daha az yemek düşünmek ve daha tok kalmak başarılmış olunur. Glisemik indeksi yüksek besinler; sofra şekeri, bal, pekmez, reçel, helva, lokum, çikolata ve içine sofra şekeri giren her türlü tatlı sayılabilir. Bununla birlikte muz, incir, üzüm, kavun, karpuz gibi meyveler; beyaz un, pirinç, beyaz makarna, patates, havuç, bezelye, mısır gibi sebzeler sayılabilir. Glisemik indeksi düşük olan yiyeceklere baktığımızda, daha ekşi meyveler (kivi, erik, portakal, mandalina, greyfurt, ekşi elma, ananas...), kurubaklagiller, bulgur, esmer unlar ve esmer makarna sayılabilir.

METABOLİZMAYI HIZLANDIRMAK
Burada çok önemli bir kavram var. Glisemik İndeksin düşük olması o yiyeceğin kalorisinin düşük olduğunu göstermez. Esmer ekmek daha çabuk doyurur ve daha uzun süre tok tutar. Günlük beslenme yaşantımızda mümkün olduğu kadar çok Glisemik İndeksi düşük besinleri seçelim. Glisemik İndeksi yüksek yiyecekleri asla tek başına yememeye özen göstermek gerekir. Özellikle protein oranı yüksek bir yiyecek, süt, yoğurt, ayran böyle yiyeceklerin yanına eklendiğinde hem daha uzun süreli tok tutar hem de hafif de olsa metabolizmayı hızlandırarak daha hızlı kilo vermeyi sağlar.
İkinci en önemli kavram daha düşük yağlı yemeyi becerebilmektir. Yağlar dünyadaki en yüksek kalorili yiyeceklerdir. Yiyeceklerin üzerine yağ eklendiğinde yiyeceğin mevcut kalorisi iki-üç kat artabilir. Özellikle metropol hayatında hazır gıda tüketimi son derece yaygındır ve bu yiyeceklerin yağ oranı lezzeti artırabilmek için çok fazladır.
O nedenle siz siz olun yiyecekleri seçerken daha az yağlı olmasına özen gösterin. Yani çıtır, kıtır, pane, kızartılmış, kremalı, mayonezli, hazır pastane ürünleri, dışarıda kıymadan yapılmış etler tüketilmezse kilo kontrolü daha kolay olur. İşe yaptığınız yemeklere koyduğunuz yağı yarı-yarıya azaltarak başlatabilirsiniz. Bununla birlikte yiyeceklerin Glisemik indeksine de dikkat ederseniz kilo kontrolünüz o kadar kolay olur.

Dr. Ayça Kaya

gunes.com

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 3424 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Spor yaparken kilo vermenize yardımcı besinler nelerdir?19 Ekim 2016 Çarşamba 15:30
  • Fazla vitamin kullanımı hastalık nedeni17 Ekim 2016 Pazartesi 11:49
  • Metabolizmanızı kış uykusuna yatırmayın14 Ekim 2016 Cuma 10:02
  • Ketojenik diyet nedir?27 Eylül 2016 Salı 09:12
  • Şeker şirketleri yağı günah keçisi yapmış!21 Eylül 2016 Çarşamba 17:47
  • Karatay'dan 'kaya tuzu' önerisi17 Eylül 2016 Cumartesi 18:53
  • Düzenli beslen, obeziteyi yen!06 Eylül 2016 Salı 07:22
  • Benekli muzlar daha sağlıklı10 Ağustos 2016 Çarşamba 15:03
  • Tatilde kilo almanızı önleyecek altın öneriler15 Temmuz 2016 Cuma 11:48
  • 'Karbonhidrat yerine yağ ve protein yiyin'08 Temmuz 2016 Cuma 18:27
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim