• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Bursa 26 °C
  • Antalya 32 °C
  • İzmir 26 °C

Yüzyılın beslenme trendi: Düşük yağ, düşük glisemik indeks

Yüzyılın beslenme trendi: Düşük yağ, düşük glisemik indeks
Geçtiğimiz temmuz ayında Stockholm'de dünya obezite kongresi yapıldı. Günümüzün vebası sayılan şişmanlık hastalığı ve önleme yolları masaya yatırıldı. Nerede ise her iki kişiden birinin ...

Geçtiğimiz temmuz ayında Stockholm'de dünya obezite kongresi yapıldı. Günümüzün vebası sayılan şişmanlık hastalığı ve önleme yolları masaya yatırıldı. Nerede ise her iki kişiden birinin sağlık sorunu olarak kabul edilen obeziteyle savaşta kişilerin beslenme eğitimi en önemli anahtar. İki noktaya dikkat ederek bu hastalığın oluşumunu ve gelişimini önlemek mümkün aslında. Bunlardan birincisi daha tok kalmanın yolunu bilmek. İnsan vücudu ana yakıt kaynağı olarak glikozu yani şekeri kullanır. Biz glikozu vücudumuza karbonhidrat türü yiyeceklerden alırız.

ŞEKER KULLANIMI
Bazı karbonhidratlar kan şekerini hızlı yükseltirler. Yani şeker yükü yüksek yiyeceklerdir. Buna Glisemik İndeksi yüksek besinler denir. Böyle bir besin tüketildiğinde, vücutta ani insülin salınımı olur. Hızlı salınan yüksek insülin ortamdaki şekeri kullanır. İkinci fazda hızlı kullanılan şeker ortadan kalktığı için hemen akabinde acıkma, şeker oranı yüksek yiyecekleri kişinin canının çekmesi, yemekten sonra halsizlik, bitkinlik gibi şikayetlerin ortaya çıkması ve bu bitkinlikle başa çıkabilmek için daha yüksek miktarda tekrar yemek durumu ortaya çıkabilir. Bu durumda kilo alımı kaçınılmaz olur.
O halde glisemik indeks kavramı iyi bilinirse daha az yemek düşünmek ve daha tok kalmak başarılmış olunur. Glisemik indeksi yüksek besinler; sofra şekeri, bal, pekmez, reçel, helva, lokum, çikolata ve içine sofra şekeri giren her türlü tatlı sayılabilir. Bununla birlikte muz, incir, üzüm, kavun, karpuz gibi meyveler; beyaz un, pirinç, beyaz makarna, patates, havuç, bezelye, mısır gibi sebzeler sayılabilir. Glisemik indeksi düşük olan yiyeceklere baktığımızda, daha ekşi meyveler (kivi, erik, portakal, mandalina, greyfurt, ekşi elma, ananas...), kurubaklagiller, bulgur, esmer unlar ve esmer makarna sayılabilir.

METABOLİZMAYI HIZLANDIRMAK
Burada çok önemli bir kavram var. Glisemik İndeksin düşük olması o yiyeceğin kalorisinin düşük olduğunu göstermez. Esmer ekmek daha çabuk doyurur ve daha uzun süre tok tutar. Günlük beslenme yaşantımızda mümkün olduğu kadar çok Glisemik İndeksi düşük besinleri seçelim. Glisemik İndeksi yüksek yiyecekleri asla tek başına yememeye özen göstermek gerekir. Özellikle protein oranı yüksek bir yiyecek, süt, yoğurt, ayran böyle yiyeceklerin yanına eklendiğinde hem daha uzun süreli tok tutar hem de hafif de olsa metabolizmayı hızlandırarak daha hızlı kilo vermeyi sağlar.
İkinci en önemli kavram daha düşük yağlı yemeyi becerebilmektir. Yağlar dünyadaki en yüksek kalorili yiyeceklerdir. Yiyeceklerin üzerine yağ eklendiğinde yiyeceğin mevcut kalorisi iki-üç kat artabilir. Özellikle metropol hayatında hazır gıda tüketimi son derece yaygındır ve bu yiyeceklerin yağ oranı lezzeti artırabilmek için çok fazladır.
O nedenle siz siz olun yiyecekleri seçerken daha az yağlı olmasına özen gösterin. Yani çıtır, kıtır, pane, kızartılmış, kremalı, mayonezli, hazır pastane ürünleri, dışarıda kıymadan yapılmış etler tüketilmezse kilo kontrolü daha kolay olur. İşe yaptığınız yemeklere koyduğunuz yağı yarı-yarıya azaltarak başlatabilirsiniz. Bununla birlikte yiyeceklerin Glisemik indeksine de dikkat ederseniz kilo kontrolünüz o kadar kolay olur.

Dr. Ayça Kaya

gunes.com

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 3627 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kırmızı soğanla kanserden korunun .12 Temmuz 2017 Çarşamba 12:26
  • Mor lahananın faydaları ilaç gibi11 Temmuz 2017 Salı 15:42
  • Probiyotik birçok derde deva04 Temmuz 2017 Salı 17:38
  • Kahvaltıyı ihmal etmeyin01 Temmuz 2017 Cumartesi 12:34
  • Enerji İçeceği Satışına 18 yaş sınırı01 Temmuz 2017 Cumartesi 10:34
  • Sıcak havalarda gıda zehirlenmelerine dikkat01 Temmuz 2017 Cumartesi 08:31
  • Aşırı sıcaklarda su tüketimi artırılmalı30 Haziran 2017 Cuma 09:30
  • Yaz aylarında Omega 3 yağ asitleri tüketimi aksatılmamalı29 Haziran 2017 Perşembe 12:35
  • 5 kilogram ete, 8,5 kilogram elmaya bedel28 Haziran 2017 Çarşamba 07:39
  • Tavukta büyük tehlike22 Haziran 2017 Perşembe 14:27
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim