"Aile ve Nüfus Politikaları Stratejik Bir Alan"
Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen "Veriden Vizyona: Üç Kuşak Bir Türkiye" Araştırma Bulguları Paylaşım Programı'nda yaptığı konuşmada, aile yapılarındaki değişimlerin yalnızca sosyal hayatı değil, ekonomi, çalışma hayatı, sağlık hizmetleri ve sosyal güvenlik sistemlerini de doğrudan etkilediğini belirtti.
Göktaş, evlilik yaşının yükselmesi, doğurganlık oranlarının düşmesi ve çocuk sahibi olma kararlarının ertelenmesinin birçok ülkede kalıcı bir eğilim haline geldiğine dikkat çekti.
Aileyi güçlendirmeyi ve dinamik nüfus yapısını korumayı Türkiye'nin geleceği açısından stratejik bir öncelik olarak gördüklerini ifade eden Göktaş, bu alanda uzun vadeli politikalar geliştirdiklerini söyledi.
Aile ve Nüfus Politikalarında Yeni Dönem
Bakan Göktaş, son yıllarda aile ve nüfus politikalarına yönelik önemli adımlar atıldığını belirterek, Nüfus Politikaları Kurulu ve Aile Enstitüsü'nün bu kapsamda hayata geçirildiğini aktardı.
2025 Aile Yılı boyunca yaklaşık 20 bin etkinlik düzenlendiğini kaydeden Göktaş, gençlerin evlilik süreçlerini desteklemek amacıyla Aile ve Gençlik Fonu'nun devreye alındığını ifade etti.
Doğum desteklerinin yeniden yapılandırıldığını belirten Göktaş, üç ve daha fazla çocuğu olan ailelere sosyal konut projelerinde özel kontenjan ayrıldığını, çocuk sahibi memurlar için yarı zamanlı çalışma imkanlarının genişletildiğini söyledi.
Araştırma 10 Binden Fazla Kişiyle Yapıldı
Araştırmanın Türkiye'nin farklı sosyoekonomik ve bölgesel özelliklere sahip 12 ilinde gerçekleştirildiğini belirten Göktaş, çalışma kapsamında 6 bin 530 haneye ulaşıldığını ve 10 bin 408 kişiyle yüz yüze görüşme yapıldığını açıkladı.
Araştırmada evlilik ve doğurganlık konularının deneyimler, algılar ve gelecek planları çerçevesinde değerlendirildiğini ifade eden Bakan Göktaş, elde edilen verilerin Türkiye'nin toplumsal yapısına ilişkin önemli ipuçları sunduğunu kaydetti.
Evlilikler Uzun Süre Devam Ediyor
Araştırma sonuçlarına göre evlilik kurumu toplumdaki güçlü konumunu koruyor.
Göktaş, evli bireylerin yüzde 96,28'inin hayatında yalnızca bir kez evlendiğini ve ortalama evlilik süresinin yaklaşık 20 yıl olduğunu belirterek, bu verilerin aile kurumunun toplumdaki önemini ortaya koyduğunu söyledi.
Doğurganlıkta Kuşaklar Arası Düşüş Dikkat Çekiyor
Araştırmanın ortaya koyduğu en dikkat çekici sonuçlardan birinin doğurganlık oranlarındaki düşüş olduğunu ifade eden Göktaş, ortalama canlı doğum sayısının birinci kuşaktan ikinci kuşağa geçerken neredeyse yarı yarıya azaldığını açıkladı.
Bu düşüşün ülkenin tüm bölgelerinde aynı düzeyde yaşanmadığını belirten Göktaş, bölgesel farklılıkların da dikkat çekici olduğunu söyledi.
Bakanlık olarak gençlerin evlilik ve çocuk sahibi olma süreçlerini destekleyen politikaları sürdürmeyi hedeflediklerini belirten Göktaş, aile odaklı uygulamaların önümüzdeki dönemde de güçlendirilerek devam edeceğini ifade etti.
"2026-2035 Dönemi Aile ve Nüfus 10 Yılı Olacak"
Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan edildiğini hatırlatarak, bu vizyon doğrultusunda aile dostu politikaların kamu yönetiminin merkezine yerleştirildiğini söyledi.
Türkiye'nin aile ve nüfus politikaları konusunda yalnızca ulusal düzeyde değil, uluslararası alanda da öncü rol üstlenmeyi hedeflediğini belirten Göktaş, araştırmanın gelecekte yürütülecek çalışmalara önemli katkı sağlayacağını ifade etti.


















































