Uzman Dr. Demirel, sirkadiyen ritmin uykuya dalma ve uyanma süreçlerinin yanı sıra vücut ısısı, stres hormonu kortizol, uyku hormonu melatonin ve iştah üzerinde belirleyici rol oynadığını belirtti. Bu biyolojik ritmin bozulmasının en belirgin etkisinin ise uyku düzeninde ortaya çıktığını ifade etti.
Demirel, uyku kalitesinin bozulmasıyla birlikte beynin temizleme sistemi olarak bilinen glimfatik sistemin de olumsuz etkilendiğini söyledi. Bu durumun beyinde toksik protein birikimine yol açabileceğini vurgulayan Demirel, “Amiloid beta ve tau gibi proteinlerin birikimi Alzheimer hastalığına neden olabilir” dedi.
Sadece Uyku Değil, Birçok Hastalığı Tetikliyor
Sirkadiyen ritim bozukluğunun yalnızca Alzheimer ve demansla sınırlı olmadığını dile getiren Demirel, bu durumun hafıza sorunları, konsantrasyon güçlüğü, kalp hastalıkları, psikiyatrik bozukluklar, obezite ve diyabet gibi birçok sağlık sorunuyla da ilişkili olduğunu belirtti.
Günlük yaşam alışkanlıklarının bu ritim üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade eden Demirel, gece vardiyasında çalışma, sık saat dilimi değişimi ve özellikle gece saatlerinde telefon, bilgisayar ve tabletlerden yayılan mavi ışığa maruz kalmanın sirkadiyen ritmi bozduğunu kaydetti.
Düzenli Uyku Hayati Öneme Sahip
Demirel, sirkadiyen ritmin korunması için her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmanın büyük önem taşıdığını belirterek, “Gece 22.00 ile sabah 04.00-05.00 saatleri arasında uyumak, melatonin salgısı açısından en verimli dönemdir” dedi.
Gece saatlerinde ekran kullanımının azaltılması, kafein tüketiminin sınırlandırılması, düzenli egzersiz yapılması ve geç saatlerde yemek yenmemesi gerektiğini vurgulayan Demirel, bu alışkanlıkların yaşam kalitesini doğrudan artırdığını ifade etti.
Sirkadiyen ritim bozukluğunun özellikle Alzheimer hastalarında daha sık görüldüğünü ve bu hastaların gece uyanık kalıp gündüz uyuma eğiliminde olduğunu belirten Demirel, bu durumun bakım sürecini de zorlaştırdığını söyledi.
Demirel, sirkadiyen ritim bozukluğunun günümüzde sık karşılaşılan ancak yeterince önemsenmeyen bir sorun olduğuna dikkat çekerek, erken önlem alınmasının beyin sağlığı açısından kritik olduğunu vurguladı.













































